Pano
 

Pano » Melankoli Özel Bölüm » Yazarlar / Şairler » Can Dündar

• "A" Harfi İle Başlayan Eserleri •


2. sayfa (Toplam 2 sayfa) [Toplam 12 mesaj] | Sayfa: «12
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #11
YazarMesaj
..GöLgE..
 CerrahpaşalıWebMaster
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 30.09.2006
Üye No: 1
Mesaj: 4109
Konu: 487
Şehir: San Pedro


 
Tarih: Cum Haz 29, 2007 10:45 pm | Açıklama:   Aşk Budur!
Alıntıyla Cevap Gönder

Aşk Budur!


Öyle tesadüfler vardır ya: Bir otobüs durağında poşetlerle beklerken, rastlaşırsınız aniden...

"Bu o..." diye içiniz titrer. Bir zamanlar yüreğinizi yakan aşık, sarkmış göbeği, ağarmış saçlarıyla karşınızdadır... İki elinde iki çocuk...

- Nasılsın?

- İyiyim... Ya sen?...

- Kızın amma da büyümüş... Benim de var 10 yaşında...

- Annen, baban?..

- Babamı kaybettik. Annem hasta...

- Mutlu musun?

Sessizlik...

- Telefonumu vereyim, ararsın belki...

İki yanakta iki masum buse; biri eski sevgiliye, diğeri onunla birlikte yitip giden maziye...

"- Kimdi o amca anne?.."

Yüreğinizde belli belirsiz bir iç çekme ve aklınızda hınzır bir soru işareti:

"Acaba?.."

*****

Aliye ile Ramazan' in aşk hikayesinde buna benzer bir hüzün gizliydi. Gerçi öyküleri, önce hakli olarak bir "tip rezaleti" olarak yansıdı Milliyet' in manşetine...

Ancak Ayşegül Aydoğan' ın haberi en az ilki kadar hazindi: Polis memuru Ramazan Bey, öğretmen Aliye Hanım'a 1954'te Karabük'te evlenme teklif etmiş. Annesine bakmak zorunda olduğundan kabul edememiş Aliye... Bir başkasıyla evlenmiş Ramazan... Üç çocuğu olmuş, ancak Aliye' yi hep aklında, göğsünde saklamış.

Gün gelmiş, eşi göğüs kanserine yenik düşmüş. Ailesi "3 çocukla bir başına bas edemezsin, evlen" diye tutturmuş. O da "Yıllar önce bir sevgilim vardı, evlenirsem onunla evlenirim" demiş.

17 yıl sonra gençliğinin Karabük' üne dönmüş ve Aliye'nin peşine düşmüş. Öğretmenlik yaptığı okulda bulmuş onu... Müdürün odasında beklemeye koyulmuş. Aliye odaya girip de eski aşkını karşısında görünce şaşkınlıktan dışarı kaçmış. 17 yıl önceki teklifi yinelemiş Ramazan:

"- Evet" demiş bu kez Aliye öğretmen...

28 yıl evli kalmışlar. İkinci baharı yaşamışlar. Malum, ikinci bahar, "son" bahardır. Orada aşk, hayatla cilveleşmekten çok, hayat denilen çileyi birlikte göğüslemektir.

71 yıllık yorgun kalbi teklemiş bir gün Aliye'nin... Ramazan bir ambulansla hastaneye yetiştirmiş eşini... Kabul etmemişler, paraları yok diye... Sonra bir başkasına... Yine ret... Aliye Hanım ölümün eşiğinde duyuyormuş Ramazan Bey' in çırpınışlarını; "Allah'ım bunlar ne yapıyor" diye ürperiyormuş. Ramazan Bey "ilk göz ağrım gidiyor" diye sızlanıyormuş için için...

"Ona bir şey olursa ben ne yaparım?.."

Sonunda Ramazan Bey'in yeğenlerinin parasıyla bir özel hastaneye yatırabilmişler. Sağ eli sımsıkı eşinin avucunda...

"İlk bahar"da çoğunlukla imkansızlıktır aşkı filizleyen, besleyen; "son bahar"daysa fedakarlık...

Bütün Dünya dergisinde vardı; çocuklara "Aşk nedir" diye sormuşlar. Söyle demiş afacanlardan biri:

"Anneannem sırtından hasta olmuştu. Eğilemediği için ayaklarına oje süremiyordu. Dedem devamlı elleri titremesine rağmen ananemin ayaklarına oje sürüyordu. Bence aşk budur..

_________________
" Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim..
"
Başa dön Gizli
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #12
YazarMesaj
..GöLgE..
 CerrahpaşalıWebMaster
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 30.09.2006
Üye No: 1
Mesaj: 4109
Konu: 487
Şehir: San Pedro


 
Tarih: Cum Haz 29, 2007 10:54 pm | Açıklama:   Ahhh ! Keşke..
Alıntıyla Cevap Gönder

Ahhh ! Keşke..


Keskelerle yatıp keskelerle kalkıyoruz. Hayatımızı "ahhh keske" türünde yaşıyoruz. Aksam yatsam sabah kalksam her şey düzelmiş olsa... Gözümü kapasam ve sonra bir açsam... Her sey yine eskisi gibi olsa. Ama olmuyor öyle. Hayati, uzaktan seyretmek ve yine uzaktan sevmek yerine, yasamak gerekiyor. Zaman zaman bizim yerimize oynaması için görevlendirdiklerimizle aramızdaki ilişkiyi de KESKE söyle kökünden düzeltebilsek ve bu seyrettiğimiz pahalı filmin başrol oyuncusu olmayı denesek...

Keşke aksam yatmadan önce o böreği yemeseydim,
Keşke ona iyi davransaydım...
Keşke daha akilli olsaydım...
Keşke biraz daha mücadeleci olmayı deneseydim.
Keşke beni fark etseydi.
Keşke daha hırslı olsaydım,
Keşke daha becerikli olsaydım
Keşke daha güzel olsaydım
Keşke havalar sıcak olsa, üşümezdim,
Keşke hava biraz sogusa da rahat etsem,
Keşke yolda giderken ona rastlamasaydım,
Keşke ben bu hatayı yapmasaydım
Keşke kızıma iyi bir kısmet çıksa,
Keşke ben keşke demeseydim.
Keşke oğlum askerliğini buralara yakın bir yerde yapsa,
Keşke o kız beni görseydi, bana kazak örseydi, keşke....

HAZIMSIZLIK YAPAR

Evet doğru, o börekleri lüp lüp mideye indirmeseydiniz, size ekstra kilo olarak dönmeyecekti... Ona iyi davransaydınız, belki de su anda yanınızda olur, kapıyı yüzünüze çarpıp çıkıp gitmezdi...

Keşke daha akıllı olsaydınız, kesinlikle patron sizi daha çok sevecek daha az hırpalayacaktı...
Keşke daha mücadeleci olsaydınız, havlu atacağınıza, bugün o koltukta siz oturabilirdiniz, o araba sizin olabilirdi, siz kim bilir neler olacaktınız...

Keşke bu hatayı yapmasaydınız eminim başınıza bunca şey gelmeyecekti. Kızınıza hayırlı kısmet çıksa, bütün aile ne kadar rahat edecektiniz.

Keşke oğlunuz askerliğini buralarda yapsa, keşke bir torpiliniz olsa... O burada yaparken bir başkası kim bilir nerede askerlik yapsa. Aman size ne...

Keske daha güzel olsaydınız da tüm kapılar açılsa, herkes yerlere eğilse siz de zam piklerle gönül eğlendirseydiniz.





SIZI GIDI KESKECILER

Hepimiz.... Yani neredeyse hepimiz, hayatimizi bir başkasına emanet etmiş gibi yaşıyoruz. Sanki yaşadıklarımız bizim hayatimiz değilmiş, bir başkasınınmış, biz de onu para verip seyrediyor musuz gibi... Seyrettiğiniz en pahalı film. Yanılıyor muyum. Olabilir. Keşke yanılmasaydım... (Demeyeceğim iste!)Siz bu kategoriye girmiyorsanız, alınmayın üzerinize, olsun bitsin. Keşkeler ve bizler... Sizi gidi keşkeciler...

Nedir bu keşkecilik? Kolaycılık, başka bir şey değil. Armut pis ağzıma düş. "Keske" diyerek olayın farkında olduğunu göster, is bitsin, "mis" gibi yap başkalarını kandir, ama kolunu kıpırdatma. Başkaları yapsın sen bekle. Uyarsa sen de katılırsın. Sen zekisin ya... Didinsin dursun ahmak, sen seyret, gerekirse şikayet edip, "keşke" dersin.

Yahu siz düpe düz kendinizi kandırıyorsunuz. Akıllıymış gibi yapmayın. Akilli olun. Ama kaderci olmakla övünüyor, tevekkülle karşılıyorsunuz: Ehh ne yapalım oldu, istemezdim ama oldu bir kere.

ÖZÜR DILEME

Dikkat edin bazı insanlar ne kadar çok özür diler. Zaman zaman acırsınız onlara. Biraz saf olduklarını bile düşünebilirsiniz. Kırıyor özür diliyor. Yapıyor özür diliyor. "Ne olacak herkes hata yapabilir" diyor. "Siz hiç yapmıyor musunuz" diye de ekliyor. Sonra özür diliyor. Böylece kimileri acıyor, kimileri "Helal olsun sana" diyor, kimileri, "Olmuş bir kez affetmek gerek" mırıldanıyor. Kimileri bağırıp çağırmaktan vazgeçiyor, diğeri sövmek ya da dövmekten...
Sizinki bulmuş kolayını hep özür diliyor. Ama yine yapıyor. Keşkeciler de böyle iste. Sabahtan aksama kadar, " Ahhh keske..." Deme sunu, sinir oluyorum.

KESKE DAMARDAN GIRSEM ...

Günde kaç kere "keşke ben" diye başlayan cümleler kuruyorsunuz. Hepimiz yapıyoruz bunu. Haydi diyelim yukarıda sıraladıklarım, o kadar can sıkan ya da can acıtan olaylar değil... Ben sizi henüz keşke edebiyatıyla can evinizden vuramadım galiba. Peki ya bunlara ne diyeceksiniz.

Keşke bu ekonomiyi mahvetmeseydik
Keşke, kendimizi IMF'ye teslim etmeseydik
Keşke her yıl binlerce hektar orman alanı yanmasaydı
Keşke daha iyi bir yöneticim, daha iyi bir patronum olsaydı
Keşke başımızdakiler daha sorumlu davransaydı.
Keşke binlerce insan Green Card lotaryasına girebilmek için Amerikan Büyükelçiliği ve konsolosluklarının önünde kuyruk olmak zorunda kalmasaydı.
Keşke gençler kapağı yurt dışına atmak zorunda olduklarına inanmasaydı.
Keşke bizi yönetenler, görevlerinin yemek değil, pişirmek olduğunu bilselerdi.
Keşke borsa bu kadar düşmese, dolar bu kadar çıkmasaydı.
Keşke su piyasalara biraz istikrar gelseydi .
Keşke sosyal adalet olsaydı.
Keşke kadınlar dayak yemeseydi.
Keşke insanlar issiz kalmasaydı.
Keşke çocuklar tacize uğramasaydı.

KESKE BEN OLMASAYDIM

Sizin de moralinizi bozmasaydım... Ama varım. Doğru keşke bu ekonomiyi mahvetmeseydik, de bugün çocuğun okul masraflarını ödeyecek kadar parayı kenara ayırabilseydik...

Keşke kendimizi IMF'ye teslim etmeseydik, onlara, "Hepinizin cebine 300 dolar koyuyoruz" deme fırsatını vermediğimiz gibi koymalarına da engel olsaydık. Böylece yer yarılsa da yerin dibine geçsek diye düşünmeyecektik. "Çok konuşmayın isinize dönüp bakin, bir daha da yerli yersiz bas kaldırmayın..." denerek ulusal onurumuz zedelenmeyecekti.

Keşke başımızdakiler daha sorumlu olsaydı, ya da keşke biz sorumlu insanları basa geçirseydik. "Ben oy vermiyorum arkadaş. Verecek adam mı var?" diye efeler gibi dolaşmasaydık.

Keşke sosyal adalet olsaydı, ama bu adaletin kurulmasında ben aktif görev alsaydım. Keşke demeden önce, bir ömre sığmayacak servetleri kimlerin nasıl ve nereden yaptıklarını görebilseydim, aklimin yatmadığı şeye itiraz edebilseydim.

Keşke çocuklar tacize uğramasaydı. Doğru, keşke çoğumuz cebimizi dolduracağımıza biraz sosyal sorumlulukla gönlümüzü doldursaydık

Keşke kadınlar dayak yemeseydi. Çok doğru, keşke her kadın doğurduğu erkek evladı tüm kadınlara saygı duyacak, evleneceği kadına sevecen yaklaşabilecek, kendisini tokatla değil sözle ifade edebilen bir kişi olarak yetiştirseydi

Keşke insanlar issiz kalmasaydı, ne kadar da doğru.. Keske insan kaynakları koltuklarında oturan pek çok zat-i muhterem, o konferans senin bu toplantı benim diye dolaşıp birbirini eğlendirip, kendisini önemsemeye çalışırken, sorumluluk örneği gösterseydi de "Benim bu çorbada tuzum ne olabilir" deseydi. Ama onlar çorbaya tuz olmayı tercih etti.

Keşke her kademedeki yönetici gölgesinden korkmadan icraat yapabilseydi. Ve keşke, "Patron yanlış bu yaptıkların almayalım gereksiz adam, doldurmayalım hemşerileri koymayalım lüzumsuz kisi, sahip çıkalım var olana, onları iyileştirelim, bir kişi iki kişilik is yapsın, çalışanı takdir edelim, çalışmayanı yollayalım" diyebilselerdi.

Keşke daha iyi bir patronum olsaydı... Doğru, fena mı olurdu. Ehh madem iyi değildi, düzeltmeye çalışsaydın, anlatmaya gayret etseydin. Çocuklarını ve tüm ailesini birer ikişer bir yerlere oturturken, "Bunlar henüz dayak yemedi, yarin öbür gün bizi fena döver" deseydin.

SIZIN IÇIN SIZE ÖZEL KESKELER

Diyelim siz su keskelerden kurtulamıyorsunuz. Anlaşıldı. Kurtulamayacaksınız da. Ah keşke sizi kurtarabilsem. (Bu bir sakaydı) Olmadı, en iyisi ben size yeni keskeler verebilirim. Eskileri atin, yenilerini alin. Simdi bu keskeler çok moda:

Keşke ben sorumlu bir vatandaş olsam
Keşke ben eğriyle doğruyu ayırsam
Keşke ben sürüden ayrılabilecek cesareti bulsam
Keşke ben "Hayır" demesini bilsem
Keşke ben kaderimi başkasına teslim etmesem.
Keşke ben geçmişi anımsayabilsem.
Keşke ben geçmişten ders alsam.
Keşke ben kendimi eğitebilsem.
Keşke ben yanlışlara dur diyebilsem
Keşke ben kendimi sevsem, keşke ben herkesi sevsem...
Keşke ben de sevilecek biri olsam.
Ne dersiniz çok mu zor?

KEŞKENE BAŞLAYACAĞIM SIMDI

Keşkeyi hayatımdan atıyoruuummm ve attım!

Keşke yok. Keşke diyecek yer kalmadı. Duvara tostladık tostlayacağız.. Palavra bunlar. Bir el bizi kaldırıp kaldırıp duvara çarpıyor. Hali gibi dövüyorlar. Yüz göz mosmor... Hala keşke edebiyatı. Canın çıksın!

Keşke çıksa, çıkmıyor.

Her keşke, vicdan azabının üzerine konulmuş bir kilogramlık ekstra ağırlık. Ben artık taşımak istemiyorum bu ağırlığı. Omuzlarım çöktü. Dizlerim titriyor. Gözlerim buğulu. Yüzüm renksiz. Yeterrrrrrrrrrrrrrr! Güzel değilsem, ne gam, İçim güzel olsun, isim güzel olsun, ben top yekun güzel insan olayım. Ben kendimi güzel hissediyorum. Yeterli param yoksa, daha fazla çalışırım, daha akıllı çalışırım, ya da daha akıllı harcarım. Bu hükümeti istemiyorsam, oyumu vermemezlik etmem ama bana hizmet edecek olanı bulurum.İsmi beğenmiyorsam, yöneticimi küçümsüyorsam, yenisini ararım. İşimden kovuluyorsam, çaresine bakarım. Kendimi geliştiririm, yeni isler bulmaya çalışırım.Sanki birileri elimi tutuyor. Yok böyle bir şey. Bu benim hayatim. Biliyorum, pek çoğunuzun içi su sıralar kan ağlıyor, pek çoğunuz şaşkın, iki yakanız bir araya gelmiyor. Pek çoğunuz kızgın. Pek çoğunuz kırgın. Pek çoğunuz çaresiz. Ben bunların hepsini biliyorum. Unutmayın ben de bu topraklarda yasiyorum. Sizin yaşadıklarınızın benzerleri merak etmeyin bana da nasip oluyor.

Keşke olmasaydı! Sizce böyle mi bitirmeliyim bu yazıyı? Hayır. Olan olmuş. Kalk ve silkelen. İstersen yapabilirsin. Sen istersen seni beğenirler. Sen istersen isin olacak! Ekrana öyle bakma. Yüzündeki alaycı gülümsemeyi de hemen sil. Beğenmiyorsan buraya kadar okumasaydın. Ama bu bir palavra değil, arkadaşım. Önümüzde iki seçenek var. Senin de benim de. Ya oturup ağlayalım ve birbirimize keşke diyelim. Senin kesken mi iyi, benimkisi mi diye yarışalım. Ya da bırakalım daha fazla zaman kaybetmeyi haydi yola koyulalım. Ve biliyor musun, keşke simdi "Keşke su ana kadar zaman yitirmeseydik" demeseydin. İtiraf ediyorum bu kez ben de dedim.

KEŞKESİZ GÜNLERE..

_________________
" Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim..
"
Başa dön Gizli
İletileri göster:   
2. sayfa (Toplam 2 sayfa) [Toplam 12 mesaj] | Sayfa: «12


Benzer Başlıklar
Konu Yazar Forum Cevap Son İleti
Yeni ileti yok Anket Haftanın Üyesi "Sch`" ..GöLgE.. Haftanın Üyesi 7 Dün, saat: 6:02 pm
yanılsama Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok Eserleri alper1071 Nazım Hikmet Ran 41 Pzr Arl 31, 2006 3:08 pm
alper1071 Son gönderilen iletiler
Bu konu kilitlenmiştir; cevap yazamaz, iletileri değiştiremezsiniz Necip Fazıl Kısakürek - Eserleri niyo Necip Fazıl Kısakürek 10 Cmt Şub 10, 2007 2:16 pm
niyo Son gönderilen iletiler
Bu konu kilitlenmiştir; cevap yazamaz, iletileri değiştiremezsiniz "D" Harfi İle Başlayan Eser...
Akgün Akova
..GöLgE.. Akgün Akova 0 Cmt Arl 29, 2007 9:31 pm
..GöLgE.. Son gönderilen iletiler
Bu konu kilitlenmiştir; cevap yazamaz, iletileri değiştiremezsiniz "S - Ş" Harfi İle Başlayan ...
Ece Ayhan
Sch` Ece Ayhan 2 Per May 08, 2008 4:16 pm
Sch` Son gönderilen iletiler

Pano » Melankoli Özel Bölüm » Yazarlar / Şairler » Can Dündar

Aranacak kelime:
Forum Seçin:   
Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar
Konuyu görüntüleyen kullanıcılar: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 0 Misafir
Yok 
Bölüm Yetkilisi: Pano Yöneticileri
Yetki Düzeni: WebMaster, Genel Adminler, Pano Yöneticileri, Editörler, Bölüm Sorumluları, Bölüm Yöneticileri, Yazar Tk.

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

    Pano · Basit Görünüm · RSS · Yardım · Kurallar · Çerezleri Sil · İletişim   
 
Pano
Powered by phpBB Group · TR Çeviri: phpBBTürkiye · Tema: Fery
[Yükleme: 0.14372 sn][Sorgu: 23][GZIP: Açık][Debug: Açık]

Türkiye Melankoli Cemiyeti