| |
|
|
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Toplam 5 mesaj] |
|
|
|
|
|
|
Cerrahpaşalı
|
Tarih: Cmt Arl 29, 2007 9:06 pm | Açıklama: Akgün Akova |
Baba Bana Bağırma
yol ıslanmasın diye
şemsiye açanlara..
baba bana bağırma
bülbülleri kaçırdın ormanlarımdan
kulaklarımın kapılarını havalara uçurdun
kapılar baba kapılar pencereleri alıp gittiler
tenorlar kaçtı ses tellerinden
çevreye saçıldı yavru diktatörler
seni ne sopranolar istedi de vermedik baba
baba bana bağırma
bayrak direklerine konan kartalları anlat
uzun uzadıya
nasıl da göremediler avcıları
o keskin gözleriyle vah hah ha
şans yıldızlara özgü bir yalan baba
yıldızlara tükürüp tükürüp onları gezegen yaptınız
savaşan halklar taktınız dünyanın boynuna
yalanları yazdım defterime hiç unutmadım
radyasyonu radyo istasyonu sanan Bakanları
çiğleri, Meclis tavanını çiğ köftelerle çiğneyen
doğum sonrası acılarını cüce ülkeler doğuran kadınların
hiç unutmadım
sakallarını yüzlerinde
yüzlerini sakallarında unutan adamları
ve ısırgan tarlalarındaki parçalarını
Uğur Mumcu'yu biz yapan bombanın
hiç unutmadım
uzak yakın tüm tuzakları baba
yolun ezdiği oyuncak bir kamyonsun sen
bir gam ağacısın
kar yüküne dayanamayıp kırılan
ilkbaharı gerzeklere ödünç verdin
geri getirmediler
güneşin başına gelenleri
biz ilkbaharsız nasıl anlarız baba
baba bana bağırma
bir kulağımdan giriyor sözlerin
öbür kulağımı tıkıyor
Buenos Aires'te olsaydım diyorum içimden
Eva'nın peronunda
karanlıktan kuşlar çalan bir tren
bir bıçak kaçağı
tangonun bacaklarını havaya kaldırdığı kentte
ama iyi ki buradayım, burada hiçbir şeyi unutmadan
burada
bilginin bilgisizlikten daha çok acı verdiği yerde
burada, tam karşında
hapisanelerde hintyağı gibi bir şeydi zaman
hastanelerde pıhtılaşmış kan gemisi gibi
yol alırdı saatler
karılarının namuslarını dillerinde saklayan
adamlar vardı bir taraflarda
televizyon kanallarında yitirilen çocuklar
gökyüzüne düşmemek için denize yapışan balıklar
ve depolara indirilen Lenin heykelleri vardı
Sovyet Rusya'da
kafandaki duvarları
niye cebine koymuyorsun sen baba
baba bana bağırma
farkında değilsin
arkasını ezilenlerin yaladığı
bir posta puludur dünya
bir karadelik yutana kadar uzayda bizi
asansör boşluğuna itilen bir kedisin sen
söylemenin tam sırası
ülkeyi bu duruma senin oy verdiğin
partiler getirdi baba
ama ben buradayım, burada hiçbir şeyi unutmadan
bir yaşamlık kaygı duruşundayım
yakın tarihimiz için
baba bana bağırma
bacağından vurulursa bir şiir
nereye kadar gidebilir
bana bağırma baba
kendine bağır
yoksa her şey bitebilir..
Bak Fena Olur
bir gün ayrılırsak
sevilmekten eskimiş bir renk sanırım kendimi
gözbebeğime bakarım senin yüzüne özgü
gece gece
abone olduğumuz o parkta bulurum kendimi
köşe bankta sırt üstü yatıyorumdur
söylemem gerek mi bilmem, zırlıyorumdur
rıhtımlar dolusu narçiçeği sen
birkaç ton körkütük sen
bir öyle bir böyle sanıyorumdur kendimi
bir gün ayrılırsak
gülkurum, çılgın diye an beni
de ki bulutlanarak, onu sevdim gibi
kellesi kulağı düşüktür şimdi ayrılmışlıktan
göğün beline keman teli sarıyordur
her zamanki gibi
de ki
kulağına doldurduğu denizler seslenip gidiyordur
sözcükleri muz gibi soyuyordur ortalık yerde
yine Şiirzade Akgün Efendi sanıyordur kendini
bir gün ayrılırsak
dövünen çok olur, sevinen daha da çok
takla atanlar olur haber üstüne
göbek atanlar
ülseri azanlar olur
bir gün ayrılırsak
bak fena olur.. |
|
_________________ " Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim.. "
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
|
|
Cerrahpaşalı
|
Tarih: Cmt Arl 29, 2007 9:10 pm | Açıklama: Akgün Akova |
Bütün İtfaiyecilerin Derin Uykulara
bütün itfayecilerin derin uykulara düştüğü saat
sen çalgılı çengili
sen çırılçıplak
son sigaram söner sönmez kadınım
şiirden kıskandığım
nazardan sakladığım
gözün aydın hadi uzanmışsın yanıma
saçımın ipek yoluna bir el kibrit çakmışsın
ben cayır cayır
ben çırılçıplak
bu oda dişlenmiş yasemin kokuyor hayret doğrusu
övünmek gibi olmasın çiçeklerden anlarım
eee az çiçek koklamadım ben aşklara gide gele
bak bu sen çiçeği
bak bu ben çiçeği
armudun iyisinden de anlarım orasını karıştırma
ama aklımın lodosu poyrasa seninle döndü kadınım
açık deniz kuşlarım seni yurt bildi daha uçmadan
dur bir dakika
işitiyor musun
bu ne bu, deprem sesi mi
göktaşı mı
mutluluğa attığımız düğümü mü çözüyorlar yoksa hay allah
bütün itfayecilerin derin uykulara düştüğü saat
biz afrika yangını
biz çırılçıplak
çarşaflar buruş buruş yaz kış dört mevsim
hastasını şaşırmış virüs gibi aramızda aşk
evet eminim, bu oda dişlenmiş yasemin kokuyor
bir ağzının kıyısında çiçekler büyütmüş bizden habersiz
sus kadınım sus bir şey söyleme
biliyorum
bu ayırılık kokusu başkasının olamaz
zaten ipe sapa gelmez bir aşktı bizdeki
noktasız virgülsüz kural dışı
yolunu beklerdi el değmemiş kızlar bir dışarı çık
orospular adına ağlardı akşamlar kırmızı kırmızı
seni okşarken
buzdağlarının eridiğini duyardım Kuzey Kutbu'nda
başıbozuk bir aşktı yağmur sızım yani bizdeki
nerde akşam orda sabah
ustura ağzı bir aşk için yaşadık
sabahları hiç sevmezsin ya, bak sabaha az kaldı
son kez ağart elini
geceyi bir çeyrek uzat
ona göre sevişelim kadınım
yarınsız günaydınsız çılgınçıplak..
Bebo
neden bebo
bu çatısı uçuk eve
bu tuz camı ellerime
başlarını duvarlara vuran
bu kan gölü meleklere
neden çağırdığımı bilmiyorum
sevgimin yanlış uzayına seni
yüreğimin yırtıcı kuşları takılınca
gözlerinin ağlarına
ısıttığımız evlerden
balkonlar arttı bebo
çağlayanlar ve selüloz,
şebnemli haritalardan
yollardan çok leyla bisikletler arttı
gözbebeğimde bisikletinle gezinmesen
ben neyim ki zaten
Büyük Şiir Ebediyesi'nin sözcük çöpçüsü
şiir direklerine
tırmanma güçlüğü çeken maymun
ayakkabılarım bitse de gelirim sana
saray tırtılım, uykulu Asyam, kıpırtılım
vazelin gecelerine
çocuk esirgeme kurumlarına üye yap beni
süpür beni,
elektriklerimi kes,
yakın çekimde izle
çok ısınmış bir kalorifer peteğisin sen
bebo
bırak güneş
kentin kremli tüylerini yalasın
sen beni bebo
sen beni Cafe Petrograd'da
memelerini sayıyorum
gece ve yıldızlar eriyene kadar
memelerin bebo
masal,
cüce ve prenses tadı ağzımda.. |
|
_________________ " Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim.. "
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
|
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Toplam 5 mesaj] |
|
|
|
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|
|
|