Pano

Pano » Melankoli Özel Bölüm » Felsefe - Psikoloji

• Felsefe İlkeleri ve Eleştirel Disiplin Yasaları •


1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Toplam 3 mesaj]
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #1
YazarMesaj
obsessiondesign
 Yazar Tk.Yazar Tk.
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 21.11.2007
Üye No: 361
Yaş: 26 Terazi
Mesaj: 134
Konu: 71
Şehir: İstanbul


 
Tarih: Per Oca 24, 2008 9:52 am | Açıklama: Not Ahlak ve Varlık Perspektifli Yasalar
Alıntıyla Cevap Gönder

Dünyanın okunabilmesi ancak parçalı yazıyla mümkündür. Dünya çoğulluktur ve çoğulluk da, elbet parçalı yazıyla okunabilir. Dünyanın yorumlanması gerekir, yorum ise çoğuldur.

Bilgi için bilgi, ahlakın kurduğu son kapan: İnsan bir kez daha tümüyle bu kapana kısılıyor.

Bütün gerçekler basittir, Yoksa iki basit bir yalan değil mi?-

İnsanın karakteri varsa, tekrar tekrar olup biten tipik bir yaşantıya sahiptir.

Yüksek insanı yüksek insan yapan, yüksek duygularının şiddeti değil de süresidir.

Deha sahibi insan, en azından iki şeye daha sahip değilse, hiç çekilmez.
Dünyayla barışık olmak ve saflık.

İnsanın olgunluğu: Oyunda sahip olduğu ciddiyeti yeniden keşfetmek demektir.

İnsan vicdanını terbiye ettiğinde, vicdan bizi ısırırken, öper.
Nasıl mı? İnsan salt bir yanılsaması mıdır Tanrının? Yoksa Tanrı mı salt bir yanılsamasıdır insanın?
İstencini nesnenin içine yerleştirmeyi bilmeyen, en azından bir anlam sokuşturur araya! Bu da onun daha önceden nesnede bir istenç bulunduğuna inanması demektir

Güvenim yok tüm sistemcilere, bundandır onlardan ayrı bir yol tutuşum. Sistem istenci doğrulukta eksikliktir.

Ancak yerleşik olanı düşünebilir ve onun üzerine yazabiliriz.

Gerçek misin? Ya da bir oyuncu? Bir yansıtıcı mı? Yoksa kendimi yansıtılanın?
Açıkçası sen düpedüz öykünen düzmece bir oyuncusun.

Birlikte gitmek mi istersin? Önde gitmek mi yoksa? Ya da kendi başına yürümek mi?.. İnsan ne istediğini, ne yapmayı düşündüğünü, bir de ne olduğunu bilmeli.

Aşmam gereken basamaklar var benim geçmeliydim hepsinden öteye. Oysa onlar, benim üstlerinde dinlenmek istediğimi sanmaktalar...

Mutluluğumun biçimi: Ya bir , ya hiç, dümdüz bir çizgi. Bir erek.

Felsefe yapmak isteyen için ve felsefi biçimi şamatacı tinsellikle açıklamak yersizdir. Onun ve bu bölümün işleyiş ilkeleri yakında burda canlanacaktır.

İnsan felsefeyi yaşantıdan çıkararak "bilmeli"dir. Ya da "bilemem" gururunu taşımalıdır ve yaklaşmamalıdır.

Kendinin derin olduğunu bilen kimse aydınlığa yönelir; kalabalığa derin görünmek isteyen kimse ise karanlığa yönelir. Kalabalık, dibini görmediği her şeyi derin sanır çünkü: Öyle korkaktır ve suya da öyle istemeyerek atılır ki.

Başınıza geleni hiç bilmiyorsunuz, yaşam yolunda sarhoşlar gibi ilerliyorsunuz, zaman zaman da bir merdivenden aşağıya yuvarlanıyorsunuz. Fakat sarhoşluğunuz sayesinde başınız yarılmıyor: Kaslarınız çok yorgun, kafanız çok dumanlı olduğundan o basamakların taşlarını bizim bulduğumuz kadar sert bulmuyorsunuz! Bizim için yaşam daha büyük bir tehlike: Topraktanız biz;... Birbirimize çarptığımız gün vay hâlimize! Düşersek her şeyin sonu demektir bu!

Belirli bir dereceye dek akıl özgürlüğüne ulaşan kimse, yer yüzünde kendini bir yolcu gibi hissetmez, böyle bir amaç yoktur çünkü. Fakat o, dünyada tüm olup bitenleri görmek, bunun için de gözlerini açık tutmak ister. Onun için gönlünü fazlaca sıkı bağlamamalıdır, benliğinde gezip dolaşan bir şey, değişkenlikten ve geçicilikten hoşlanan bir şey bulunmalıdır.

Tanrı olgusunu çürütmek, aslında yalnızca soyut Tanrı'yı çürütmektir.

İnsanın varoluşundan hiç kimse sorumlu değildir. İnsanın şu ya da bu şekilde olmasından, onun şu ya da bu koşullarda bulunmasından hiç kimse sorumlu değildir. İnsanı yolundan saptırıp belirsiz bir amaca doğru yönlendirmek saçmalıktır. Amaç düşüncesini biz uydurduk. Aslında amaç diye bir şey yoktur.

İnsan diledigi kadar bilgisiyle şişinip dursun, diledigi kadar nesnel görünsün, boşuna! Sonunda her zaman ancak kendi yaşam öyküsünü elde edecektir.

Açıkça büyük amaçlar tasarlayan ve daha sonra bu amaçlar için oldukça yetersiz olduğunu gizlice kavrayıveren kimse, çoğu zaman bu amaçlardan vazgeçecek kadar da güçlü de değildir. İste o zaman ikiyüzlülük kaçınılmazdır.

Eylem ve vicdan genellikle uyuşmazlar. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken, vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır, ta ki yere dökülüp ezilinceye kadar.

Kötü belleğin iyi tarafı, ayni şeylerden bir çok kez, ilk kez gibi yararlanmaktır.
Böylece, yeni bir felsefe kavrayışına ulaşılmaktadır. Öyle ki, tüm sistemin en üst ve gözden kaçmış varsayımlarına yükselecek ve aynı zamanda, insan varoluşunun, tarihselliğinin (dünyada olma) çeşitli boyutlarındaki zamansal yapısının hiç yapılmamış görüngübilimsel bir çözümlemesi gerçekleşecektir. Bundan çıkan sonuçsa, insan varoluşunun kendi özgürlügüyle hakikatin deneyimine ve kaçınılmaz bir sorumluluğa yönelmiş olduğudur.


Martin Heiddegger

_________________
Başımız Dimdik Yürüyoruz Çünkü Boğazımıza Dek Bok İçindeyiz!
 

En son Sch` tarafından 19 Şub 2008 04:16 pm tarihinde değiştirildi. ( Toplam 1 defa değiştirildi. )
Başa dön Çevrimdışı
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #2
YazarMesaj
Sch`
 vive l'AmourAdmin
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 24.02.2007
Üye No: 115
Yaş: 20 Akrep
Mesaj: 3078
Konu: 884
Şehir: Zong. / Ist.


 
Tarih: Per Oca 31, 2008 2:26 pm | Açıklama:  
Alıntıyla Cevap Gönder

    "Bütün gerçekler basittir" -Yoksa iki basit bir yalan değil mi?

    ( Nietzsche )

_________________
“...monsieur mon passé, voulez-vous passer...”
Başa dön Gizli
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #3
YazarMesaj
golge_ve_sis
 Bahtı Kara Ruhu MAVİ...
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 21.01.2008
Üye No: 436
Yaş: 24 Oğlak
Mesaj: 67
Konu: 17
Şehir: Kahramanmaraş


 
Tarih: Per Oca 31, 2008 4:51 pm | Açıklama:  
Alıntıyla Cevap Gönder

İşte benim felsefem.
ve benim sözüm : yaşadığın hayatın anlamsızlığından kurtularak hayatına bir anlam kazandırmak istiyorsan yaşadığın hayatı sorgulamaktan başka çaren yoktur

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Başkasına inanan inancından olur
(stanislaw jerzy lec)

_________________
Sen Karlarını bana ver Güneşlerim Senin Olsun...
Her Nekadar Karada olsa Bahtım ; Ruhum Hala Mavi...
Başa dön Çevrimdışı
İletileri göster:   
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Toplam 3 mesaj]


Benzer Başlıklar
Konu Yazar Forum Cevap Son İleti
Yeni ileti yok Aşk, Felsefe ve Reddedilmek Sch` Felsefe - Psikoloji 0 Cum Haz 20, 2008 2:23 am
Sch` Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok İhtiyacımız Olan Felsefe.. Sch` Felsefe - Psikoloji 0 Pts Eyl 10, 2007 7:12 pm
Sch` Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok Din, Bilim ve Felsefe Üzerine obsessiondesign Felsefe - Psikoloji 0 Cum May 30, 2008 5:04 pm
obsessiondesign Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok Sinema, Felsefe ve Yaratıcılık Üzerine
Gilles Deleuze
obsessiondesign Felsefe - Psikoloji 1 Cum Arl 14, 2007 11:47 pm
..GöLgE.. Son gönderilen iletiler

Pano » Melankoli Özel Bölüm » Felsefe - Psikoloji

Aranacak kelime:
Forum Seçin:   
Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar
Konuyu görüntüleyen kullanıcılar: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 0 Misafir
Yok 
Bölüm Yetkilisi: Pano Yöneticileri
Yetki Düzeni: WebMaster, Genel Adminler, Pano Yöneticileri, Editörler, Bölüm Sorumluları, Bölüm Yöneticileri, Yazar Tk.

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız





Pano · Basit Görünüm · RSS · Yardım · Kurallar · Çerezleri Sil · İletişim
Sist.: phpBB Group • TR Çeviri: phpBBTürkiye • Tema: Mavera
Melankoliyiz © 2006-2008
[Yükleme: 0.15378 sn][Sorgu: 27][GZIP: Açık][Debug: Açık]