Pano

Pano » Melankoli Özel Bölüm » Yazarlar / Şairler » Edip Cansever

• "G" Harfi İle Başlayan Eserleri •


1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Toplam 6 mesaj]
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #1
YazarMesaj
Tutsak
 °.Untitled.°
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 27.02.2007
Üye No: 118
Mesaj: 434
Konu: 78
Şehir: İstanblue


 
Tarih: Per Haz 07, 2007 11:24 am | Açıklama: Not  Edip Cansever
Alıntıyla Cevap Gönder

Gelincikler

gelincikler tek tek göründü mü çayırlarda
işi iş kasabanın
su yüzlü çocuğun işi iş
bir de poyraza döndü mü hava
başlar masmavi damarlar fışkırmaya yanaklarından
faytonların turuncu tekerlekleri
yansır gaz tenekeleriyle çevrili bahçelerde
asılı çamaşırlarından bir tutam çivit kokusu alıp gider
gelincikler tek tek göründü mü çayırlarda.

saat onikilerde
postanede mektup yazan adamlara bakar bir semt delisi
durmadan bakar
ki o mektuplar nereye giderse gitsin
öylesine uzundur ki kasaba
gelinciklerden bükülmüş bir ibrişim gibi
gidip gelen mektup zarflarıyla tarif edilebilir ancak
içlerinde kar serpintisi
içlerinde bozkır
içlerinde herkesin bir güneyi olan
ve marangozlar upuzun kayıklar yaparlar bunun için
kesersiz, çivisiz, elsiz
sadece ruhlarından
o kayıkları içinde domates doğranan bir akşamüstünde yüzdürürler
canlanır suya değince hemen
bordalarındaki nakışlar
bir derya gülü alıp başını gider.

yeter ki görünsün gelincikler
önce tek tek görünsün sonra topluca
usta bir doğramacı gibi kırmızılar doğrar kasaba
gelincikler indi mi çayırlardan
su bardaklarına, berber dükkanlarına girdi mi
duvarlara sicimle tutturulmuş şişelere
girdi mi bir kere
-aynaları boğacak neredeyse
-taşlıkları basacak sel gibi
o zaman...
tam o zaman
marangozlar mis gibi rakılar içerek kayıklarında
konuştukça binlerce kayık
konuştukça binlerce köpük, binlerce kıyı olurlar
ve nedense bir vapur bizi alıp götürecekmiş gibi bakarız bir-
birimize
unuturuz sonra alıp başını gitmeyi de
yeter ki iki dudak arasına konsun gelincikler
ipince bir ıslığa yerleştirilsin
türküler süzsün tüveyçlerinden
kahveler eski renklerine boyanır yeniden
biralar ciğ ışıkta bile parlak
yıkanır tertemiz oluncaya kadar yaşamak.

gerçekte bir sevinç, bir mutluluk yok değildir yüreklerimizde
sevgiler umutlar yok değildir
öyleyse neden çabuk küseriz birbirimize
çabuk öfkeleniriz
durup durup böyle hüzünlenmemiz neden
anlamıyoruz da ondan mı yoksa
bir bütün olduğunu mutluluğun
umudun bir bütün olduğunu
seziyor muyuz yalnızca
baktıkça gelincik tarlalarına uzaktan
öyle bir arada güzel
yaşamanın lezzetini
kanımızı tutuşturdukça gün günden
buğusunu saldıkça
bir tütün dumanı gibi yaktıkça genzimizi.

_________________
"...halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta
her şey naylondandı o kadar..."
Başa dön Gizli
Düzelten: ..GöLgE..; Cum May 23, 2008 9:57 pm » Çift tırnak düzenlendi..
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #2
YazarMesaj
Tutsak
 °.Untitled.°
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 27.02.2007
Üye No: 118
Mesaj: 434
Konu: 78
Şehir: İstanblue


 
Tarih: Per Haz 07, 2007 11:26 am | Açıklama:  
Alıntıyla Cevap Gönder

Gelmiş Bulundum

Ben mişim---neymiş?---su sesiymiş
Oymuş---cam kırıkları gibi gövdemi yakan---
Yanağında sardunya kokusuyla yazdan
Kimmiş o gelen ya giden kimmiş
Bir yabancı mı, yoksa bir ermiş
Değilmiş, bir çağrı bile yokmuş uzaktan.

Güneş mi batarmış bir özel isim bitirir gibi
Yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan
Ne kalmış bir önceden ya da bir sonradan
Kim koparmış dalından bu yabani incirleri
Ya kimmiş kıyıya çeken hayalet gemileri
Ne yazılmış nereye bu garip kargaşadan.

Yıldızlar, büyülü ülke, adımı unutturan
Bir kaya, bir ot, bir akarsu
Hangi yaz şarkıcılarının ürpertili korosu
Ki bütün ölüleri sığa çıkaran
Ve kenti bir ölüm derinliğine salan
Yani bir gül solarken bir gülün açma korkusu.

Şiirler yazdım, kitaplar okudum
Elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum
Derinlerde kaldım böyle bir zaman
Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan
Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları
Söylesin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum.


Gidemeyiş

Güz ve kış ve ilkbahar geçti
Yaz çarçabuk geçti
Hepsi tekrar tekrar geçtiler
Bu bana uzun geldi

Gecem avurtlarım gibi çöktü
Ve çöktüm
Sabahım, sabahlarım
Kabından taşan sütler gibi büyüdü
Ve taştım
Gün güne taşındı, yıl yıla
Gitmedim, gidemedim

Ki dedim
Bana söz vermeliydi biri
Sesi uzaklardan gelen
Görünmez yıllarla ilgili.

_________________
"...halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta
her şey naylondandı o kadar..."
Başa dön Gizli
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #3
YazarMesaj
Tutsak
 °.Untitled.°
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 27.02.2007
Üye No: 118
Mesaj: 434
Konu: 78
Şehir: İstanblue


 
Tarih: Per Haz 07, 2007 11:29 am | Açıklama:  
Alıntıyla Cevap Gönder

Gökanlam (X)

ben büyürüm ne zaman her yerde hep deniz olana
yarısı kesik inceden bir parmakla
ondan ki yaslısıyım durup durup sevmenin
ondan ki çoraklarda büyüdüm bir dilim tatlı kavunla.

seni bir çare yaptım sana özendim
bazı şiirler yırttım yenilerini edindim.

geçtimse bir durumdan bir başka duruma hızla
kanla ölümle değil bir çeşit sokulganlıkla
artık ki güçlüsüyüm bir kişiden fazla olmanın
bir anıdır susmamsa bakınca kesik parmağıma.

açınca gözlerimi ipe çekilmiş güneşler varsın
mavi bir çocuksun aşkımız mavi bir ambarın ortasından bakarsın


Gözleri

Sanki hiçbir şey uyaramaz
İçimizdeki sessizliği
Ne söz, ne kelime, ne hiçbir şey
Gözleri getirin gözleri.

Başka değil, anlaşıyoruz böylece
Yaprağın daha bir yaprağa değdiği
O kadar yakın, o kadar uysal
Elleri getirin elleri
Diyorum, bir şeye karşı komaktır günümüzde aşk
Birleşip salıverelim iki tek gölgeyi.


Güzel Atomların Yaptığı Ayak

Bir menekşe duyuyorum ellerimsiz
O kadar güzel ki, Amerika bile güzel
Sen bile güzelsin bensizce
Atomlar bile güzel
Moleküller bile
Toplanıp ayak oluyorlar bende
Ağız oluyorlar biraz
Diş oluyorlar keskince
İki göz parlakça
On tırnak sivrice.

Bir menekşe duyuyorum ellerimle
Bir molekül duyuyorum
Bir atom
Korkunç
Birleşip ayak olmuyorlar bende
Ağız, diş, tırnak
Göz olmuyorlar
Hep birden,
Hep birden bir şey oluyoruz işte

Ağzı, burnu, elleri, kolları
O korkunç güzelliğe karşı.

_________________
"...halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta
her şey naylondandı o kadar..."
Başa dön Gizli
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #4
YazarMesaj
Tutsak
 °.Untitled.°
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 27.02.2007
Üye No: 118
Mesaj: 434
Konu: 78
Şehir: İstanblue


 
Tarih: Per Haz 07, 2007 11:31 am | Açıklama:  
Alıntıyla Cevap Gönder

Gül Kokuyorsun

gül kokuyorsun bir de
amansız, acımasız kokuyorsun
gittikçe daha keskin kokuyorsun, daha yoğun
dayanılmaz birşey oluyorsun, biliyorsun
hırçın hırçın, pembe pembe
öfkeli öfkeli gül
gül kokuyorsun nefes nefese.

gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun
ve acı ve yiğit ve nasıl gerekiyorsa öyle
sen koktukça düşümde görüyorum onu
düşümde, yani her yerde
yüzü sararmış, titriyor dudakları
şakakları ter içinde
tam alnının altında masmavi iki ateş
iki su
iki deniz bazan
bazan iki damla yaz yağmuru
mermerini emerek dağlarının
şiirler söylüyor gene
ölümünden bu yana yazdığı şiirler
kızaraktan birtakım şiirlere
büyük sular büyük gemileri sever çünkü
ve odur ki büyüklük
şiir insanın içinden dopdolu bir hayat gibi geçerse
o zaman ölünce de şiirler yazar insan
ölünce de yazdıklarını okutur elbet
ve senin böyle amansız gül koktuğun gibi
yaşamanın herbir yerinde.

gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun
bu koku dünyayı tutacak nerdeyse
gül, gül! diye bağıracak çocuklar bütün
herkes, hep bir ağızdan: gül!
ve herşeyin üstüne bir gül işlenecek
saçların, alınların, göğüslerin üstüne
yüreklerin üstüne
bembeyaz kemiklerin
mezarsız ölülerin üstüne
kurumuş gözyaşlarının
titreyen kirpiklerin üstüne
kenetlenmiş çenelerin
ağarmış dudakların
unutulmuş çığlıkların üstüne
kederlerin, yasların, sevinçlerin
ve herşeyin üstüne bir gül işlenecek.

bir rüzgar, bir fırtına gibi esecek gül
yıllarca esecek belki
ve ansızın dünyamızı göreceğiz bir sabah
göreceğiz ki
biz dünyamızı gerçekten görmemişiz daha
geceyi, gündüzü, yıldızları
görmemişiz hiç
tanışmaya komamışlar bizi güzelim dünyamızla.

öyleyse dostlar bırakın bu yalnızlıkları
bu umutsuzlukları bırakın kardeşler
göreceksiniz nasıl
güller güller güller dolusu
nasıl gül kokacağız birlikte
amansız, acımasız kokacağız
dayanılmaz kokacağız nefes nefese.

_________________
"...halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta
her şey naylondandı o kadar..."
Başa dön Gizli
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #5
YazarMesaj
Sch`
 vive l'AmourAdmin
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 24.02.2007
Üye No: 115
Yaş: 20 Akrep
Mesaj: 3078
Konu: 884
Şehir: Zong. / Ist.


 
Tarih: Cum May 23, 2008 12:19 pm | Açıklama:  
Alıntıyla Cevap Gönder

    Geçtikti Birgün Hani

    Ben uykudan uyandır uyanmaz
    Dünyanın bütün huyları yüzümde
    Ben bunlardan birini seviyorum en çok
    Sana bir nar kesip uzatıyor ya doğa
    Tutsam tanelerini
    Sevincin gözyaşları derdim buna.

    Bir süre bakışıyoruz karşılıklı
    Ben uykudan uyanır uyanmaz
    Benimle şiir gibidir bu
    Tam karşımda ama yazılmamış
    Durmadan bileniyor aklımda.

    Seni unutarak baktığımda bile
    Dunyanın her yerlerinden geçiyorsun
    Yayılıyorsun kalabalıklara
    Yalnız yayılmak mı
    Aşkın en büyüğü, en dayanılmazı demeli buna.

    Özlenirsin, alabildiğine varsın da
    Daha da var oluyorsun gün günden
    Olgun bir meyva gibi güleceksin zamanla
    Bir kadın da değilsin, bir kişi de değilsin
    Bir kuş olsa mavilik derdi buna.

_________________
“...monsieur mon passé, voulez-vous passer...”
Başa dön Gizli
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #6
YazarMesaj
Sch`
 vive l'AmourAdmin
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 24.02.2007
Üye No: 115
Yaş: 20 Akrep
Mesaj: 3078
Konu: 884
Şehir: Zong. / Ist.


 
Tarih: Cum May 23, 2008 12:19 pm | Açıklama:  
Alıntıyla Cevap Gönder

    Gül Dönüyor Avcumda

    I

    O akşam söylediydim ona
    Gördüm Hümakuşunun iskeletini
    Haber de saldıydım Pegasos'un sırtındaki ozana
    Seyretsin diye ölümün bu sırça gelinliğini
    Duyan da var bunu duymayan da.

    O gün bugündür ıslık çala çala
    Gelip geçiyor kapımın önünden
    Konuşuyoruz da arasıra. Geçen gün dedi ki
    Farketmez gözyaşı kimseyi, ruhsa
    Başıboşbir deniz gibi anlamsız yatar
    Kocaman bir ıssızlığı yonta yonta

    Anlattı sonra uzun uzun.
    Nasıl onardığını eski tekneyi
    Nasıl kalafata çektiğini, boyasını
    Hangi dağ çiçeklerinden kardığını. (Bir çocuk dişi parladıydı.. Çekmişti onu
    kırmızı bir akşamüstünün dişetlerine. Ya direkleri? özenli bir kılıfa
    girer gibi girmişti göğe. Doğrusu görkem iki parmak arasında büyüyen
    ama hiç gölgesi olmayan uçsuz bucaksız bir bitkiydi. Giz olmayan bir
    gizdi belki. Evleri dolaşan cinsiyetsiz bir tanrı da olamazdı ki.
    İnandıydı bu yüzden kanının tekneyi dolaşıp şafakları çevirdiğine. Ve
    gördüydü yer değiştirdiğini gövdesiyle teknenin böylece ruh olduğunu
    anladıydı bira köpüğü gibi altınsı altınsı parlayan tahtalara. Ve
    yetinmedi. Bir öğleüstü konservesini yedi. Çekti bıçağını sapladığı
    yerden kaldırdı havaay. Birden parladı bıçak dünya zamanından başka
    bir zamanla ve noktalandı uzayın çilekleri işbaşındayken. Besbelli bir
    uzay tapınağındaki ilk duaydı bu. Ve seyretti uzun uzun tarihte yeri
    olmayan bu titreşimi. Bir şey ki artık birdenbire her şeydi. Ve yazdı
    bordasına İki Parmak diye İki Parmaktı çünkü teknenin ismi.)

    II

    Ey iki el arasındaki çaresiz vakit
    Yıkanmış çekmiş çamaşırlar gibisin
    Azsın, öyle çok kıyılısın ki genişliğime
    İçinde asfaltların dondurmaların eridiği bir salı
    Mühürler gibi kazılmış çarşambanın üstüne
    Tuz uzun, bakışlarımsa bir avuç tuzla orantılı
    Tam yüreğimin hizasında o otel
    Bir otel ki sabah akşam buruşturan kıyıyı
    Dönüp dönüp arkama baktığım işte
    Severek bir ıslak battaniyeyi belki
    Didiklenmiş bir saati, yıpranmış
    Tırnak uçlarını ve her şeyi.

    Oysa ey denizlerin ıslak geçidi
    Her yandan sızan şeridi akarsuların
    Balığın dil bilmeyeni ben
    Neden hep tuzdan anlardım o zaman
    Tuzdan mı, evet tuzdan
    Denizin merasından yani.

    Uzat elini artık, kutla kendini
    Götür bir bardak sonsuz suyu ağzına
    Bak
    Gördün mü, hem de nasıl
    Bir gül dönüyor öteki avucunda.

    III

    Ağrıtmayan böylece dindirmeyen o sabah
    Puhukuşu muydu, neydi, öttü uzun uzun
    Biçimini vermeye çalıştı bir yıkıntıya
    Biz geçince dönüp baktı arkamızdan üç çocuk
    Üçü de
    Bir tahta perdenin önündeki ömründe
    Gözleri dümdüz, kireç kıyıları gibi
    Bir yanıp bir sönüyordu umuda ve ezikliğe.

    Farketmez deniz de gözyaşını, dedim ustama
    Ve gözyaşı denizi
    Ey göstergelerinen güzeli, göster ki beni
    Ben ıssızı yonta yonta gürültüler ederim
    Kendimi yonta yonta dağılan bir mermerim

    O sabah demir atmış bulduk
    Tekneyi bütün kıyılarda.

_________________
“...monsieur mon passé, voulez-vous passer...”
Başa dön Gizli
İletileri göster:   
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Toplam 6 mesaj]


Benzer Başlıklar
Konu Yazar Forum Cevap Son İleti
Yeni ileti yok Eserleri alper1071 Nazım Hikmet Ran 41 Pzr Arl 31, 2006 3:08 pm
alper1071 Son gönderilen iletiler
Bu konu kilitlenmiştir; cevap yazamaz, iletileri değiştiremezsiniz Necip Fazıl Kısakürek - Eserleri niyo Necip Fazıl Kısakürek 10 Cmt Şub 10, 2007 2:16 pm
niyo Son gönderilen iletiler
Bu konu kilitlenmiştir; cevap yazamaz, iletileri değiştiremezsiniz "T" Harfi İle Başlayan Eser...
Can Yücel
..GöLgE.. Can Yücel 0 Pzr May 27, 2007 6:38 am
..GöLgE.. Son gönderilen iletiler
Bu konu kilitlenmiştir; cevap yazamaz, iletileri değiştiremezsiniz "C-Ç" Harfi İle Başlayan Es...
Yılmaz Erdoğan
Sch` Yılmaz Erdoğan 1 Pts Şub 11, 2008 4:22 am
Sch` Son gönderilen iletiler
Bu konu kilitlenmiştir; cevap yazamaz, iletileri değiştiremezsiniz "Z" Harfi İle Başlayan Eser...
Murathan Mungan
Sch` Murathan Mungan 0 Sal Tem 01, 2008 11:23 pm
Sch` Son gönderilen iletiler

Pano » Melankoli Özel Bölüm » Yazarlar / Şairler » Edip Cansever

Aranacak kelime:
Forum Seçin:   
Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar
Konuyu görüntüleyen kullanıcılar: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 0 Misafir
Yok 
Bölüm Yetkilisi: Pano Yöneticileri
Yetki Düzeni: WebMaster, Genel Adminler, Pano Yöneticileri, Editörler, Bölüm Sorumluları, Bölüm Yöneticileri, Yazar Tk.

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız





Pano · Basit Görünüm · RSS · Yardım · Kurallar · Çerezleri Sil · İletişim
Sist.: phpBB Group • TR Çeviri: phpBBTürkiye • Tema: Mavera
Melankoliyiz © 2006-2008
[Yükleme: 0.17994 sn][Sorgu: 31][GZIP: Açık][Debug: Açık]