|
| 2. sayfa (Toplam 2 sayfa) [Toplam 15 mesaj] | |
|
|
|
|
|
bohem
|
Tarih: Pzr Oca 07, 2007 11:02 pm | Açıklama: |
Daha da Ötesi
çatılarda buluşuyorduk
ilkel ve iğrenç gösterilerden kaçarcasına
bir boyut vardı yaşayabildiğimiz
gerçek yollar , gerçek özgürlük ...
ışığın
belirgin ve kutsal yumuşaklığı
dün , tek çizgiydik
melekler korosundan ayrılan
tüm etkin yıldızlar başımızda
yapışkan , koyu kırmızı
ne kadar da yarı tanrıydık
dışımızda çoğalırken içimizdekiler ...
yüreklerimiz gönderiyordu yalnızca
bilinen zamanlara aşk ayinlerini
gözler sarhoş , görünenler bir alev sütunu
olağan dışı mutluluk , doyumsuz tatlılıktı
şeytansız evrenlerde
kurtuluşunu kutlamak gençliğimizin
siyah
uyuyamadı , düşündü
yığıldı sindiremediklerini düşünürken
yörüngesinde kaldı ölmemek için
dudakları suçlu bulutlar gönderdi her sabah
ateşleri söndürebilmek uğruna
deniz diplerine akıttı zehirlerini
çırpındı
çerçeveleri değiştirdi
başaramadı , başaramadı ...
yalnızlığın iki deneyimli rengi
derin bir sessizlikten geçiyor bugün
aşağısı oldukça karışık
en tehlikeli yılanların soykırımı ...
kimliklerimiz dökülüyor
ana kutuplarından varlığımızın
büyüyoruz
... , ...
sevgilim
SON diye bir şeyimiz yok
boş , inatçı , sevimsiz barikatlarında felsefelerin
en sıcak rüzgarların mimarıyız biz
ölümsüzlüğün seçkin birimlerinde
daha çok sevmek , daha çok yaşatmak için .
Hüseyin Evcil
15 Ağustos 1998 |
|
_________________ Dionisos...
En muhteşem eser
dolu dolu yaşamdır.
|
|
|
 |
|
|
|
|
bohem
|
Tarih: Pzr Oca 07, 2007 11:03 pm | Açıklama: |
Perspektif
Gölgesiz kıvrımlar
İşaret fişeklerinden yoksunluk
Anlaşılmaz duvarlar arasında içilen yangın suları ve bakışlarda geçmeyen yorgunluk ...
Günler , geceler süzülüp gidiyorlar . Acaba zaman nasıl bir amaç taşır ?
Canlıları pusuda bekleyen ölüm var , bilginin ve deneyimin ötesinde .
Yaşıyoruz . Yaşamak çok güzel . Hissederek üretmekse çok keyifli kuşkusuz . Parlak , kırışıksız giysileri oluyor gelen her ziyaretçi gecenin . Beni yeryüzüne karşı , başkalarına karşı daha düşünceli ve dikkatli olmaya zorluyor . Ulaşabildiğim en uzak noktalarda , üretebildiğim en derin çizimlerde aşkın o tartışılmaz egemenliğini daha yoğun biçimde algılamaya başlıyorum . Ödediğim bedeller beni hiç durduramayacak . Bu özelliğimi seviyorum . İç içe bulunmaktan sıkıldığım şeyler var ama ne yapabilirim ki ?
Çemberin dışındayken içeriye alınıyorum zaman zaman . Dünyamı savunmam , yeteneklerimi korumam koşuluyla katılıyorum renklerin iddialı toplantılarına .
Tarihte yaşam öykülerini incelediğim ünlüler var . Okudukça göz kamaştırıcı titreşimler gönderiyorlar . Napolyon , Lenin , Atatürk , Hz . Muhammed , Fatih Sultan Mehmet , Camus , Nıetsche , Dali gibi isimler ... Kalın çizgilerle sarmışlar toplumları . Kitlelerin psiko terapisinde çok başarılı olmuşlar . Fakat onlar için özenle , hazır beklettiğim baraj sorularımı gözlerinin içine bakarak soramıyorum . Efendim bu olaydaki tavır ve müdahalenizin gerçek nedenini vicdanınızla birlikte açıklayabilir misiniz ‘diyemiyorum . Ulaşamayacağım , ölmüşler . Kitapların dışında bir şeyler olmalı , egemenliklerini , özgün felsefelerini değerlendirebilmek için . Yalnızca bir cümleleri , yalnızca bir çıkışları bile çoğu ülkenin geleceğini yönlendirmiş . Halklar acılar çekmişler .
Dünyayı çok öncesinden yönetmeye başlayan Gizli Hükümet ( Londra ‘daki , Viyana ‘daki , Paris ‘teki Localar ) ; sanat , basın , din , politika , silahlanma , spor gibi kitlelerin önemli ilgi alanlarına girerek robotlar , tuzaklar yerleştirmişler . Acı olan ; devlet adamlarını , kendi oyunlarında satranç taşlarına hükmeder gibi etkilemişler , kendi iradelerini taşıtmışlar belirledikleri hedefler için .
Araştırmalarımda hep tırmalandım . Uzun uzun ağladığım oldu . Dış bağımlılık , sürüp giden bir geri kalmışlık . Bilgiden , saygıdan , romantizmden yoksun kaba ilişkiler ... Bulanık akıntılar ...
Görüşmek dileğiyle , iyi çalışmalar . Kendine , ruhuna ve inançlarına iyi bak . Dünyandaki ,
ufkundaki şeyler hiç susmasın , soğumasın . İzin verme .
Yaşamak zorundasın . Yaşatmak zorundasın sevdiklerini . Görüşmek ve paylaşmak üzere hoşçakal .
Hüseyin Evcil
Tire |
|
_________________ Dionisos...
En muhteşem eser
dolu dolu yaşamdır.
|
|
|
 |
|
|
|
|
bohem
|
Tarih: Pzr Oca 07, 2007 11:04 pm | Açıklama: |
Ateş Ortaklığı
Salı 1 Nisan 2003
Fatih Sultan Mehmet Parkı TİRE
Sanatçı Dostum ,
Sana merhaba diyebilmenin onuruyla yazıyorum . Sürekli başarı , layık olduğun mutluluk ve o sıcak yüreğinde varolan güzellikler kümesinin , doğanın desenleriyle daha hızlı , daha uyumlu çoğalması dileklerimle , kişiliğine ve yeteneklerine saygımı , hayranlığımı tekrar belirtiyorum . Mektubunu sevinçle aldım , teşekkür ederim . Emeğini , inceliğini takdir ediyor , sevgilerimle değerlendiriyorum . Karşılıklı konuşulmayan ve yazılmayan şeyler tam olarak düşünülemiyor . Uzaklardan küçücük ip uçlarını değerlendirerek , senin duygusal ve hümanist ağırlığını fark edebilmiştim . Sanatsal buluşmalarımızla mutlu olduğumu biliyorsun . Değeri yüksek , asla kaybedilmemesi gereken bir insan olduğuna inanıyorum . Geçen gün , aramamanı , yazmamanı yorumlarken ; ruhunu incitici , kırıcı yaklaşımım olduysa , bağışlamanı dilerim . Hassasiyetimi denetleyebilsem , hiç sorun yaşamam belki . Sorumluluk ya da zorunluluk diye bir dayatma olamaz , yanlış anlama . Mektuplarımın alındığını bilmek , yaşadığını , ürettiğini bilmek istiyordum . Çok iyi biliyordum ki ; birbirimize gelip geçici şeyler yazmayacağız . İster romantik , ister kaotik , ister ölümcül . Ne fark eder ? İyimser bakışla , kalemin ucundan dökülenlerle fırçanın ucundan dökülenlerin uyum içerisinde yoldaşlık edebileceklerini vurgulamaya çalışıyordum . Tanrı , Evren , İnsan ya da özel bir duygu topluluğu ; kitaplara , tablolara sığdırılabilir mi , sözcükler ve renklerle başka boyutlara yansıtılabilir mi ? Layıkıyla mümkün değil bu . Duygular , düşünceler ve ölümsüz aşk mekanları ; gizemli yörüngelerinde dolaşırlarken , çevrelerine merhaba diyebilirler , demeliler . En azından , gülümsemeliler . Hoş görümüzle , görüşmelerimizin , ikimiz açısından keyifli , yararlı geçeceği düşüncesi egemen hep kafamda . Hem sen alçak gönüllü yapıdasın . Şimdilik bu analizler sayfasını kapatabilirim izninle . Kendi cephenin gerçeklerini , seni kısıtlayan sıkıntıları dikkatle okudum . Keşke sıkıntılarını aşman konusunda yardımcı olabilseydim .Umarım çıkış kapısına kısa zamanda yaklaşabilirsin . Umarım azim ve kararlılığınla , kendi altın çağını başlatabilirsin . Güzel haberlerini bekliyorum . Ara , görev aldığın yeri bildir . Yalnız ve yoksul yaşamımda felçli babamın tedavileriyle çok yoruldum bende . Uyumakla hiç dinlenemiyorum . Olgun dönemimde hiç sakin kalamıyorum ve hobilerimin beni boşaltamayacağını , sonsuza kadar hep dolu kalacağımı sanıyorum . Kitaplarımı yayınlatamadım . Bu toplumda , sanatçının sırtındaki ağır yükler gün geçtikçe daha da ağırlaşacağa benziyor . Neyse , karamsar cümlelerimi bastırıyorum , üzüntüler tablosu çizmeye hakkım yok . Yazdığın kağıdın rengini beğendim , sarının güzel bir tonu . Sakinleştirici etkisi var sanki . Tansiyonu düşürüyor olmasın ? Olabilir . Melodileri , renkleri çok sevdiğini , son }
günlerde obje olarak ağaçları tercih ettiğini yazmışsın . Katılmamak mümkün değil . Ağaçlarda çok şey bulabiliriz , ağaçlarla birlikte çok şey yaşayabiliriz . Şiirlerimde ; uzun yolun seçkin yolcuları , demiştim onlara . Sadist oduncular ülkesinde ; ağaçsal özelliklerini korumayı başarabilenlerin dirençlerini , acılarını mutluluğa dönüştürmeyi başarabilenlerin saflıklarını yazmaya çalışmıştım . Çünkü bazı ağaç türleri asla zaman tutsağı değillerdi . Onurları , özgürlükleri törpülenmemişti . Mutluluklarını sadece benim keşfedebildiğim ağaçlar var , örnek aldıklarım ve karşısında donarak uzun süre bakışlarımı ayıramadıklarım . Kırılma ama belirtmek zorundayım ki ; bu tür algılamaların da bir sonu var . Gün geliyor , varlıkların arasındaki yapısal uzaklık , derinlerde gizlenen o büyük yalnızlık ; titreşimlere daha fazla dayanamayıp uykusundan uyanıyor ve varolan şeyleri ikinci plana itiyor . Doğa ; sizi onaylamıyor , yetersizliğinizi önünüze koyuyor . Evrende , erdem ve sevginin uzun yaşayamayacağı gerçeğini bağırıyor . Yasa dışı , aykırı konumuna geçiyorsunuz . Yüksek bilincin ardından , uçuş rotası da kendiliğinden değişiyor . İçimden geçeni belirtiyorum şimdi : sıcak yaz akşamında , Afrika ‘da bir ağacın altında buluşalım istersen seninle . Aslında çok iyi olur . Çevrende ilgini çeken ağaçları çizebilirsin . Örneğin ; Kenya ‘da bir köyde misafir kalabiliriz ya da şu ünlü kanyon var ya Amerika ‘da , orası da hoşmuş . İnsan hafızasının garipliğinden söz ediyorsun . Çok garip , çok ilginç . Sinir hücrelerinin , nöronların çalışma yöntemleri , bilgilerin önem sırasına göre dizilişleri , hiç tozlanmayan dosyalar , açılması sakıncalı dosyalar , zamanın sildiği dosyalar . Bu Evren de çok pahalı bir dosyadır belki . Umarım ilahi güçler sinirlenip dosyayı çöp kutusuna atmazlar . Kıyamet neden kopacakmış ki ? Kopmasın hiç , kopmamalı . Böylesi büyük mekana kıyılır mı ? Geçmişe ait yaşananların , renklerle bağlantıları kurularak tahlil edilmesi ya da bazı olayların belirli bir rengin tonuyla mı bekleyişten dirilişe geçtikleri gibi , felsefi , psikolojik varsayımları sohbetlerimizde tartışmak isterdim . Öğrencilik günlerini , ekip arkadaşlarının kapasitelerini sorabilirdim . Önüne oldukça kabarık bir liste uzatırdım , derdim ki ; bu sanatçıları tanıyor musun ? Resim , heykel , bale dallarında ekol kabul edilen dostlarım var . Zaman içerisinde kopmadık birbirimizden . Skala isimli dergiyi seviyorum , görmüş olmalısın , her sayısında çarpıcı fotoğraflar . Bedri Baykam ve eşi Sibel Baykam çıkarıyorlar . Aralık sayısında benim için bir şeyler yazmışlar , ama bulup okuyamadım . Anımsamaktan korktuğum anılarım yok . Sevimsizdir , etiketi yapıştırılabilir anılarımda bile , fazlasıyla verici olduğumdan , karşımdakinin mutluluğu için çırpındığımdan eminim . Yaşamamam gerekenleri yaşattıkları için sevdiklerimden nefret edemiyorum . Yakınmıyorum bu pozisyondan . Ulaştığım nokta , aldığım sonuç nedeniyle ; yüreğim çizilir , hıçkırıklarımı , göz yaşlarımı tutamazdım . Zaman kaybı , enerji kaybı , düş kırıklığı . Bir tarihte aşık oldum ve o kadını kaybettim . O dönem , Bing Bang patlaması gibi olağanüstü enerji açığa çıkarmıştım . Her şey koyu kırmızıydı , kızıldı . Aşkımın etkisiyle uçuyor , en uzak yıldızlarda bile , sevdiğim kadının dev portrelerini taşıyordum . Kayalara kazıyordum şiirlerimi . Tapınmanın ötesinde daha özel bir ibadet biçimi arıyordum . Hiç azalmayan elektrik . İnançlarım uğruna ölsem , bana göre bu , oldukça basit bir eylem olurdu . Daha sonra hava kapandı , denizler kabardı , Nuh Tufanı başladı . Çaresizlik , yırtıcı yaratık saldırıları , kanlı gözler , beyaz saç telleri , buz kırığı fotoğraflar . Sular çekildi ama içimin yemyeşil arazileri savaş alanına döndü . Bugün yaşadığım için , yarın yaşamak istediğim için , seviniyorum . Her zaman şiddetle Narsizm’in karşısındayım . İnsanların bencilliğini , özellikle sanatçıların bencilliğini hissettiğimde , rahatsız oluyorum . Sanırım vermenin mutluluğunu tadamıyorlar . İnsan olmak ; çok güzel , aynı zamanda da riskli . Sonuçta ; Ölümlü Tanrı statüsüyle gömülüyor , çürüyüp gidiyorsunuz . Yüreğinizle , erdemlerinizle , deneyimlerinizle toprağa karışıyorsunuz . Her saniyemiz çok çok değerli . Bugün , iyi yaşanmalı . Mümkünse , dolu , sıcak yaşanmalı . Kendimiz için , sevdiklerimiz için , az uyumalı ve çok üretmeliyiz . Paylaşmalıyız . Senin adına seviniyorum . Çünkü soğuk kış günleri gerilerde kaldı . Üşümeyeceksin artık . Üşümek ; biraz psikolojik , biraz da kan tablosuyla ilişkili . Rusya ‘da yaşayanların üşümeleri bizlere uymuyor . Aklıma geldi , Moskova ‘da güzel sanatlar eğitimi almak isterdim . Planlarımı pratiğe dökmek için yaşadığım kenti terk etsem ,
zavallı babacığım üç gün içinde ölebilir . İlaçlarını bile alamaz . Anımsadım , sana gönderdiğim nü fotoğrafı . Estetik harikasıydı . Yoga yapıyor gibiydi . Yüreği de yüzünde ışıldıyordu . Hoştu gerçekten . Üzerinde çalışıp bir baskısını göndermene çok sevindim . O pozdan etkilenmiştim , düşündürmüştü beni . Yalnızca sarı ve siyah renklerden oluşmuş bir gezegen olmalıydı , etrafında kırmızı halkası ( Satürn benzeri ) . Orada , büyük beyaz kaidede oturmasını isterdim . Uzayın her yerinden rahatlıkla görülebilsin . İnsan üstü niteliklerini hissettirsin . Çok sayıda donanım görebiliyorum bedeninde , çıplak değil . Frekanslarında ; doğallığı , özgürlüğü , sessizliği , ölmeden ölebilmeyi , kırmızıda büyümeyi , mitolojik esintilerini yakalayabiliyorum . Dudaklarından dökülmesini istediğim sözcükler var , gözleriyle anlatmasını istediğim şeyler var . Anatomisi ; kesinlikle çekim merkezi ama uzağında bekletiyor her şeyi . Gerçek güzelliğin aydınlığı , gerçek güneşin aydınlığı ( yorumlarımdan sıkılabilirsin , bu kadar yetsin ) . Şiirle ilgili ne yazayım , içindesin zaten . En basit tanımıyla şudur ; yoğun zihinsel tasarımların damıtılmış sözcüklerle ifadesi . Resimli kısa kısa denemeler yazdım son zamanlarda , bazılarını okudun . Duyguların doğduğu dünyanın saflığı , temizliği önemli . Yaratıcı kaynağın kendi inançları önemli . Sanatçının özgürlüğü ; asla yerleşik ahlakı çiğnemesini ve alt kültürdeki bireyleri küçümsemesini gerektirmez . Böyle bir hakkı kendisinde göremez . Sahte sanatçı kimliğiyle , rüzgarı nasıl götürebildiklerini anlayamıyorum . Bir edebi metindeki iç enerji ; düşündürücü , ağlatıcı , kanatıcı , kışkırtıcı olabilir . Doğrudan yüreğe akanlarsa ; uyarıcıdır zaten . Sözler aracılığıyla sağlanan motivasyon ; kişinin yaşama sevincini , sevme yeteneğini yanardağ gibi patlatabilir . Yaşamın , demode olmayacak gerçek aynaları ; Şiir ve Resim . Yalnızca ikisi . İki boyut . 1) Raphael Sanzıo isimli ressamın ; sırtında güçsüz birini taşıyan erkek kompozisyonu . 2) Paul Pıerre Prudhon isimli ressamın ; yatağının ( ya da koltuğunun ) kenarında oturan kız kompozisyonu ( sol kolu alnında , saf ve kararsız bir yüz ifadesi ) . 3) Pıeter Paul Rubens isimli ressamın ; kollarını kaldırmış , gökyüzüne bakan genç kompozisyonu . Bunlar çok etkileyici bence , sayısız çağrışımlar yapmakta . Ruh analizlerimi yazmak isterim ama doğru saptamalarda bulunabilir miyim , emin değilim ? Ne görebilirsem , bir ara denerim artık . Değerli Dostum , şimdilik hoşça kal . Lütfen istediğin bir şey olursa ara . Önünde seni bekleyen güzel mevsimler var . Özel atmosferler oluşturabilirsin kendine . Hiç üzülmeksizin , kimsenin maddi ve manevi desteğine de gereksinim duymaksızın , nice uzun yıllar sevgiyle üretmeni içtenlikle diliyorum . Görüşürüz . |
|
_________________ Dionisos...
En muhteşem eser
dolu dolu yaşamdır.
|
|
|
 |
|
|
| 2. sayfa (Toplam 2 sayfa) [Toplam 15 mesaj] | |
|
|
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|