Pano

Pano » Melankoli Özel Bölüm » Yazarlar / Şairler » Can Yücel

• Can Yücel - Şiirleri •


1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Toplam 6 mesaj]
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #1
YazarMesaj
..GöLgE..
 CerrahpaşalıWebMaster
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 30.09.2006
Üye No: 1
Mesaj: 4150
Konu: 488
Şehir: San Pedro


 
Tarih: Çar Oca 31, 2007 1:07 am | Açıklama:  
Alıntıyla Cevap Gönder

Ağaçları Kesmeyin

Düş bir yaş dalından düşerse
Nereye düşer hiç düşündünüz mü?
Yerde bir iz kalmayacak mı izdüşüm?
Düşen yaş dalından düşünce..



Ağıt

Dün gece seyrimde gördüm cerenim.
Kızlar ne kadar çok seviyorlarmış ki seni
Mosmor olmuş gülyazısı bedenin..

_________________
" Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim..
"
 

En son ..GöLgE.. tarafından 31 Oca 2007 01:08 am tarihinde değiştirildi. ( Toplam 1 defa değiştirildi. )
Başa dön Gizli
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #2
YazarMesaj
..GöLgE..
 CerrahpaşalıWebMaster
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 30.09.2006
Üye No: 1
Mesaj: 4150
Konu: 488
Şehir: San Pedro


 
Tarih: Çar Oca 31, 2007 1:08 am | Açıklama:  
Alıntıyla Cevap Gönder

Akdeniz yaraşıyor sana

Akdeniz yaraşıyor sana
Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun
Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında
Hiç dinmiyor motorların gürültüsü
Köpekler havlıyor uzaktan
Demin bir çocuk ağladı
Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine
Ali dumdum anasına sövüyor saatlerdir
Denizi tokmaklıyor balıkçılar
Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak..



Akis

Sen çaldıkça Teodorakis
Bir mor yağıyor üstüme...
Dudaklarım öpüşmekten mosmor...
Bir putum sanki ilahilerle
denize fırlatılmış..

_________________
" Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim..
"
Başa dön Gizli
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #3
YazarMesaj
..GöLgE..
 CerrahpaşalıWebMaster
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 30.09.2006
Üye No: 1
Mesaj: 4150
Konu: 488
Şehir: San Pedro


 
Tarih: Cum Şub 02, 2007 12:00 am | Açıklama:  
Alıntıyla Cevap Gönder

Al Bir Uzun Hava

Çekirgeydi Raşko’nun elindeki güvercin

Raşko’da mengeneydi, bu beynimizde kalsın!

Çekmişler ıstor diye muhribin dumanını

Böyle aşk, böyle barış, Allah belamı versin!

Bugün kitabım verdim tek pedal matbaaya

Bu yol beni götürür sağlam Selimiye’ye

Ağlıyorsam gözyaşım iki gözüme dursun

Vermişim ben canımı al-uzun bir havaya..



Anayasası İnsanın



Ustamız Eluard’ın izinden

Kan yasası bu insanın:

Üzümden şarap yapacaksın

Çakmak taşından ateş

Ve öpücüklerden insan!

Can yasası bu insanın:

Savaşlara yoksulluklara

Ve binbir belaya karşın

İlle de yaşayacaksın!

Us yasası bu insanın:

Suyu şavka döndürüp

Düşü gerçeğe çevirip

Düşmanı dost kılacaksın!

Anayasası bu insanın

Emekleyen çocuktan

Uzayda koşana dek

Yürürlükte her zaman..

_________________
" Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim..
"
Başa dön Gizli
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #4
YazarMesaj
..GöLgE..
 CerrahpaşalıWebMaster
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 30.09.2006
Üye No: 1
Mesaj: 4150
Konu: 488
Şehir: San Pedro


 
Tarih: Cum Şub 02, 2007 12:02 am | Açıklama:  
Alıntıyla Cevap Gönder

Arkamdan Konuşmasınlar Diye

Her Donkişotun bir yeldeğirmeni vardır

Benim ki Heybeli’de

Yarı yarıya yıkık

Üstünde

Kırmızı üstüne beyaz beyaz harflerle

Kocaman

TÜRKİYE HALK BANKASI

Yazılı

Vallahi billahi de

Beş kuruş almadım o reklam için..



Aslandan Al Haberi!


Romalılar aslanlara atarlarmış Hıristiyanları.

O Hıristiyanlar ki

Romalılardan daha dürüst, daha düzgün, daha uygar bir

düzene

inanmaktan başka suçları yoktu...

Romalılar oyalamak için işsiz yığınlarını

O zamanın gazetesi

Ve Hürriyet’i olan Coliseum stadyomunda

Aslanlara atarlarmış sen gibi ben gibi

Mehmet Turgut gibi insanları

O Mehmet Turgut ki

İşsiz olmaktan başka suçu yoktu

İşsiz parasız evsiz-barksız

Ve aslanın kafesine girdiğini farketmeyecek

kadar uykusuz...

O Mehmet Turgut ki

Libya’ya gitmek için sıra bekleyen bir

Kunuri Aslanıydı

Adana’nın Girne yolunda bir lunaparkta

Buldular parçalanmış vücudunu...

Sade Adana’nın Girne yolunda değil

Roma’da da böyle

Oyalamak için işsiz yığınlarını

Ve belki de azalsın diye işsizlerin sayısı

O zamanın gazetesi

Ve Hürriyet’i olan Coliseum stadyomunda

Aslanlara atarlardı sen gibi ben gibi

Mehmet Turgut gibi insanları...

Ama Ali adındaki

O kendi de müebbete mahkum aslan

Aslanlar akıllanıyorlar mı nedir

Yemedi kardeşim yemedi

Kore Gazisi Mehmet Turgut’un göğsündeki

Silver Star nişanını!

_________________
" Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim..
"
Başa dön Gizli
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #5
YazarMesaj
..GöLgE..
 CerrahpaşalıWebMaster
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 30.09.2006
Üye No: 1
Mesaj: 4150
Konu: 488
Şehir: San Pedro


 
Tarih: Cum Şub 02, 2007 12:03 am | Açıklama:  
Alıntıyla Cevap Gönder

Aşk Çocuğu

Nezih`e


Pencerelerin kenarından

Sarkmış tül perdeleri

Pembe Evin

Uçup uçup yüz sürüyorlar

Karşı tepedeki manastırın selvilerine



Rüzgârla eğilip doğruldukça

Sardunyalar,biberiyeler,

Hiç korkma

Karada ölüm yok oğlum sana bugün



Leylekler daldı birden göğün acentasına

Gidip-gelme almak üzere Güneye hicret

Sen de gel diyorlar kanatlarıyla,

El sallıyorum ben de yattığım yerden

Leyleklere Leylim-Leylim

Diye diye



Güneşle karışık bir esinti geçiyor şakağımdan

Uzatıyorum elimi denizden yeni çıkmış senin serinliğine,

Göğsümün,karnımın,kasıklarımın,bacaklarımın

Tüyleri kamaşıyor sevinçten



Uyanıyoruz sonra

Dizine yatırıp beni çingene benlerimi sıkıyorsun

Gümüşlü zurnası dikiliyor havaya çeribaşının

Işıklar bir bahriye çiftetellisi çalıyor yüzümde



Hay allah

Yine tutuldum galiba

Derken bir aşk çocuğu doğuyor

Çırpınan denizin karnından

Bu şiir



Ağlarken gülüyor

Ve ağlıyor gülerek

Tuzlu damlalarıyla güneşin,

Sözcükler yanıp yanıp sönerken

Körpecik teninde

Uzaylardan aparttığım yıldız bitleriyle..


Ay!Ay!Ay!

Şu gökteki ay var ya

Şu boktan su yarım ay

Bakarsan bakarsan bakarsan

Bi tek sözüme bakıyor benim

dolunay olmak için

O bana bakıyor

Ben ona.

O bana bakıyor

Ben ona,

Hepimiz ama

Hepimiz

Hepimiz

Bakıyoruz hep birbirimize

bakıyoruz hep bakıyoruz

ADAM olmak için hep

Ay! Ay! Ay!

O bana bakıyor

Ben ona.

O bana bakıyor

Ben ona

Canım yanarcasına

Ne zaman

Ama ne zaman olacak bu iş?

Bakıyorum bakıyorum da aya

Bakıyorum da ayın ayaklarına

Yatırmışlar yine Ahmed’i falakaya..

_________________
" Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim..
"
Başa dön Gizli
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #6
YazarMesaj
..GöLgE..
 CerrahpaşalıWebMaster
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 30.09.2006
Üye No: 1
Mesaj: 4150
Konu: 488
Şehir: San Pedro


 
Tarih: Cum Şub 02, 2007 12:05 am | Açıklama:  
Alıntıyla Cevap Gönder

Aygün Uğurlar İçin


Ne nimetleri var şu dünyanın

Ekmek peynir zeytin yemiş....

Bir nimeti daha var dünyanın:

İnandıkları uğruna açlıktan ölmek..


Baharla Ölüm Konuşmaları

I

Memelerim koparıyor

Yüzyıl süren bir yalnızlık

dile gelmişçesine

Nasıl nasıl bir sevinç yarabbi!

Ve ağrıya

ağrıya tabi,

ağraya

ağraya ağbi...

Nakkaş Tepe de ancak

bezmimize böyle gelmiştir

Gelincikleri ve Nazım Hikmet’leriyle

Yerbilimsel bir hapisten sonra



II

İçimdeki karanlığı patlatacağım

Zifiri bir su akacak

kamışımdan toprağa

Bir kedi yavrulayacak

köpek dişli bir kedi

Ve böğürtlenler köpürecek ağzından

Yedikçe

kendi

kendini

mayhoş

Ya da Posta Nazırı dedemden kalma

Mors’un en morundan bir karga

Konacak karşıki direğin doruğuna

Düşmanlarım öyle doldurmuşlar ki onu

Ne kadar taşlasan boş

oynamıyor yerinden

Ben kargadan korkmam ama

bunun gözleri baykuş

Ve tüyleri güngörmedik deniz dipleri kadar ıslak

Ve ötüyor

ötüyor

ötecek

Beni ışığa bağlayan

(Bağlayın beni ışığa!

Gerin telleri gerin!)

beni ışığa bağlayan

o gelin telleri

o gelin telleri

kopuncaya dek...

Akpembe bahar yelkenleriyle

Güneşin rüzgarına gerilmiş

bir badem ağacı gibi...

İçimdeki karanlığı patlatacağım

Ve beynimin en ölümcül yaşlarıyla

ağlaya

ağlaya

Yepyeni bir insan

pırıl pırıl bir can

bitecek toprağa...



III

İki çöpçü geliyordu karşıdan.

Biri

(Aynen Selahattin-i Eyyubi Haçlılar

Seferinden, sanırsın, pos bıyıklarıyla

Tarihin, süpürmeye gelmiş Prens Adalarını )

Öbürüne

(Marmara’yı bizim Yaşar Küklopsunun o

Anavavza gözüyle dünyanın en güzel

atlarının neredeyse ineceği e biraz

genişçe bir çakır su gibi görüyordu,

eminim)

Eyitti kim:

Halk Partisi’nin solunda bir parti olsa

Hiç dinlemez oyumu ona veririm



IV

Sevda Tepesinde geçen gün

Karşıki masanın altında

İki tane tavuk gördüm

Toprakla yıkanıyorlardı

Eşeledikleri çukurda

İnsanlar için de belki ölüm

Toprakla bi tür

Yıkanmaktır diye düşündüm



V

Üşüyor mu deniz

üstüne boşandıkça yağmur?

Ondan mı dersin

tüyleri böyle ürperiyor?

Ben de gidersem bi gün bu biçim bi sağnakta

Alı al moru mor bir sandal gibi acaba

Yıllar sonra yılmayıp yine

Çarpar mı yüreğim yurdumun sahillerine?



VI

Buket diye bahçeli bir meyhane vardı Yenişehir’de

Yıkıldı çoktan GİMA var şimdi yerinde

Kenarı küpelerle çevrili o küçücük havuzun

Yamacında bir masa

Cahit Ağ’beyle otururduk yaz gecelerinde

Fıskiyenin serpintisiyle sırılsıklamdı muşamba

Zaten Cahit’in gözleri daim yaşlı

“Şunu siliver!” derdi garsona

“Şu muşambayı siliver, mirim!”

Ne Cahit kaldı, ne Buket, ne fıskiye

Yine de bu bahar öğlesinde

Fıskiyenin üstündeki o kırmızı top gibi

-İsterse kalpten olsun, isterse-

Hop hop ediyor ya yüreğim bi düziye



VII

Ruhum sıkıldıkça, ruhum,

Mızrapsız bir tambur gibi

Apayrı bir hava çalıyor vücudum

Ruhum sıkıldıkça ruhum,

Senden ayrı, kendimden ve kentten ayrı

Apayrı bir hava çalıyor vücudum

Kalk gidelim, kalk gidelim başka yere!

Başka yere, başka yere, başka yere!

Ruhum sıkıldıkça, ruhum,

Cemil Beysiz bir tambur gibi

Kendi kendini çalıyor vücudum



VIII

Yalıların surları boyunca giderken Kanlıca’da

Duvarda bir gedik ilişti gözüme

Uydurdum gözümü deliğe:

Bir bahçe

Bahçe değil bir havuz

Havuz değil bir bahçe

Üstü nilüfer kesmiş silme

O nefti yapraklarıyla gelmiş

O aksarı çiçeğiyle

Ne hevesle gelmiş kim bilir bu güzelliğe!

İnsanoğlu beni görsün diye mi?

Bahçede oysa

Bahçedeki bir havuz

Bir havuz ki bir bahçe

Ne in var ne cin ne bey ne ağa

Surları da çekmişler dört bir yanına

Bizler de varmayalım diye bu uçmağa

Sade bir garibim yavru kurbağa

Serilmiş o ortası çukur

O sal gibi yaprağa

Yarı suyun içinde

Yarı yansımış ışığa

Pırıla pırıl yeşile yeşil

Rezil mi rezil

Başladı birden haykırmağa

Başladı inin cinin ağanın beyin

Ne kendi görüp ne kimseye gösterdiği

Çevresine bizler görmeyelim diye

Surlar çektiği

O kimsesiz güzele türkü yakmağa

Şairim ben

Benim işte o kurbağa



IX

Hep ölümü çalacak değil a Zangoç

Bu da

Sema’yla Asaf’ın kızına

Hoşgeldin demek için

Oysa

Ne kadar

Ne kadar

Ne kadar yalnız

Sanıyordum kendimi demin



X

Atkestanelerini geçen süvari ışıklar

Er-erken kaldırmış hanımellerini

tühallah üşüyecekler!

Ve zeytinler eski Rum tenteneleriyle

Esen yel!

Esen yel!

Kim gördü böyle gül yiyen horoz

Tanyeri kokuyor sesi...

Yuvarlandıkça sanki bayırdan aşağı

hapiste dolmuş bir şarap şişesi

Öbür horozlar da ayaklanıyor

merdiven nakışlı ibikleriyle

Ve balkonlardan sarkarken

düşleri bebelerin

bir albayrak yarışı gibi

Horozlar nev-icad ediyorlar denizi

Hırsızlar!

Hırsızlar!

Ve deniz

levent gölgeleriyle Turgut Reis’in

Bütün bu dizelerden alınıyor

Bir ala

bir mora kesiyor yüzü

Esen yel!

Esen yel!

Bu sabah

bir firardır

kan-davasından bir çocuk

Kuşluk vaktine kalmadan önce

Güneşin kurşunlarıyla vurulacak

Ve akşamladı mıydı çamlar

ve karadı mıydı

Tepelerde

Tepelerde

Öyle güzel ki esen yel

Esen yel!

Esen yel!

Bu sabah

ve bu bahar

bir firardır

Baruta koşan bir fitil

İfil

İfil

Öyle güzel ki esen yel!

Esen yel!

Esen yel!

Öyle güzel

Öyle güzel ki

Esmese de

Esmese de

Güzel



XI

İçimden bir his bırakmıyor beni ölmeceye.

İçimden bir his.

Bir his ki

Çapraz oturmuş denizin kıyısına

Taş

Taş

Taş

Derken bir GÜNEŞ!

Tıpkı Üsküdarda’ki

Şemsi Paşa Camisi gibi.

Sen iskeletlerle değil diyor bana

Sen iskelelerle kuracaksın cesedini

Ve öyle köpeksin ki sen

Öldükten sonra bile

Yılmaz’ın UMUDundaki

Paytonların ardından

Koşacaksın hep

Geleceğe

Çın

Çın

Çın

Ve karnımın gevşemesine karşın

Taş..larımdaki tarçın

Bırakmıyor beni ölmeceye

Evet diyemiyorum

Diyemiyorum ki evet

O hayırlı

O hayırlı geceye



XII

Ben de

Boğaziçi de bu bahar

Mavi sakalına erguvanlar takmış

Sarhoş bir İskele Babası kadar

Hem delikanlı

hem deliler gibi ihtiyar..

_________________
" Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim..
"
Başa dön Gizli
İletileri göster:   
1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Toplam 6 mesaj]


Benzer Başlıklar
Konu Yazar Forum Cevap Son İleti
Yeni ileti yok Can Yücel - Otobiyografisi
/
..GöLgE.. Can Yücel 0 Çar Oca 31, 2007 1:12 am
..GöLgE.. Son gönderilen iletiler
Bu konu kilitlenmiştir; cevap yazamaz, iletileri değiştiremezsiniz İbrahim Sadri - Şiirleri Kinyas İbrahim Sadri 5 Cmt Oca 06, 2007 1:40 am
Kinyas Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok şiirleri eczserkan Sabahattin Ali 34 Cmt May 05, 2007 6:33 pm
eczserkan Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok can yücel--gitmek Kinyas Can Dündar 1 Cmt Ekm 28, 2006 10:24 pm
NLFR Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok Ahmet Arif / Şiirleri eczserkan Ahmet Arif 3 Per May 03, 2007 5:09 pm
eczserkan Son gönderilen iletiler

Pano » Melankoli Özel Bölüm » Yazarlar / Şairler » Can Yücel

Aranacak kelime:
Forum Seçin:   
Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar
Konuyu görüntüleyen kullanıcılar: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 0 Misafir
Yok 
Bölüm Yetkilisi: Pano Yöneticileri
Yetki Düzeni: WebMaster, Genel Adminler, Pano Yöneticileri, Editörler, Bölüm Sorumluları, Bölüm Yöneticileri, Yazar Tk.

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız





Pano · Basit Görünüm · RSS · Yardım · Kurallar · Çerezleri Sil · İletişim
Sist.: phpBB Group • TR Çeviri: phpBBTürkiye • Tema: Mavera
Melankoliyiz © 2006-2008
[Yükleme: 0.12844 sn][Sorgu: 29][GZIP: Açık][Debug: Açık]