Pano

Pano » Melankoli Özel Bölüm » Yazarlar / Şairler » Necip Fazıl Kısakürek

• Necip Fazıl Kısakürek - Eserleri •


1. sayfa (Toplam 2 sayfa) [Toplam 11 mesaj] | Sayfa: 12»
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #1
YazarMesaj
eczserkan
 melankoliMüdavim
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 19.11.2006
Üye No: 60
Yaş: 78 Boğa
Mesaj: 561
Konu: 28
Şehir: istanbul


 
Tarih: Pzr Kas 19, 2006 5:51 pm | Açıklama: Kötü ! 
Alıntıyla Cevap Gönder

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...

II

Başını bir gayeye satmış bir kahraman gibi,
Etinle, kemiğinle, sokakların malısın!
Kurulup şiltesine bir tahtaravan gibi,
Sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın!
Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri,
Erimiş ruhlarınız bir derdin potasında.
Senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri;
Onun taşı erimiş, senin kafatasında.

İkinizin de ne eş, ne arkadaşınız var;
Sükût gibi münzevî, çığlık gibi hürsünüz.
Dünyada taşınacak bir kuru başınız var;
Onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.

Yağız atlı süvari, koştur, atını, koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur...
Ne senin anladığın kadar, kaldırımları...

III

Bir esmer kadındır ki, kaldırımlarda gece,
Vecd içinde başı dik, hayalini sürükler.
Simsiyah gözlerine, bir ân, gözüm değince,
Yolumu bekleyen genç, haydi düş peşime der.

Ondan bir temas gibi rüzgâr beni bürür de,
Tutmak, tutmak isterim, onu göğsüme alıp.
Bir türlü yetişemem, fecre kadar yürür de,
Heyhat, o bir ince ruh, bense etten bir kalıp.

Arkamdan bir kahkaha duysam yaralanırım;
Onu bir başkasına râm oluyor sanırım,
Görsem pencerelerde soyunan bir karaltı.

Varsın, bugün bir acı duymasın gözyaşımdan;
Bana rahat bir döşek serince yerin altı,
Bilirim, kalkmayacak, bir yâr gibi başımdan...
Başa dön Çevrimdışı
Düzelten: ..GöLgE..; Pzr Mar 04, 2007 4:46 pm » Konular düzenlenip birleştirildi..
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #2
YazarMesaj
alper1071
 MüdavimMüdavim


[Üye Notları]

Kayıt: 13.11.2006
Üye No: 52
Mesaj: 2368
Konu: 48
Şehir: Girne


 
Tarih: Pts Kas 27, 2006 3:27 am | Açıklama:   Necip Fazıl Kısakürek-Beklenen
Alıntıyla Cevap Gönder

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?
Başa dön Çevrimdışı
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #3
YazarMesaj
alper1071
 MüdavimMüdavim


[Üye Notları]

Kayıt: 13.11.2006
Üye No: 52
Mesaj: 2368
Konu: 48
Şehir: Girne


 
Tarih: Pts Kas 27, 2006 3:31 am | Açıklama:   Necip Fazıl Kısakürek-Sakarya Türküsü
Alıntıyla Cevap Gönder

İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir
Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!..

Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal.
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan;
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında halâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgar o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..
Başa dön Çevrimdışı
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #4
YazarMesaj
alper1071
 MüdavimMüdavim


[Üye Notları]

Kayıt: 13.11.2006
Üye No: 52
Mesaj: 2368
Konu: 48
Şehir: Girne


 
Tarih: Pts Kas 27, 2006 3:32 am | Açıklama:   Ümit Yaşar Oğuzcan-Beni Unutma
Alıntıyla Cevap Gönder

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma

Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma

O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yar
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma

Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma

Halâ duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma

Büyük acılara tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel
Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma
Başa dön Çevrimdışı
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #5
YazarMesaj
niyo
 papatyaMüdavim
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 02.10.2006
Üye No: 19
Mesaj: 2302
Konu: 188
Şehir: Söylemem


 
Tarih: Pts Oca 22, 2007 2:02 pm | Açıklama: Kötü !  Necip Fazıl Kısakürek - Eserleri
Alıntıyla Cevap Gönder

1-Hikayelerim 1
2-Cinnet mustatili (Yılanlı Kuyudan) 2
3-Bir Adam Yaratmak 3
4-Çile 4
5-Kafa Kağıdı 5
6-O ve Ben 6
7-Yunus Emre 7
Kanlı Sarık 8
8-At'a Senfoni 9
9-Para 10
Mukaddes Emanet 11
10-Sahte Kahramanlar 12
İman Ve Aksiyon 13
Özlediğimiz Nesil 14
İslam Ve Öbürleri 15
11-Hazret-i Ali 16
12-Tanrı Kulundan Dinlediklerim 17
13-İhtilal 18
14-Moskof 19
15-Tohum 20
Künye 21
16-Aynadaki Yalan 22
17-Reis Bey 23
Parmaksız Salih 24
18-Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu 25
19-Babıali 26
20-Sosyalizm Komünizm ve İnsanlık 27
21-Hitabeler 28
22-Peygamber Halkası 29
23-İbrahim Ethem 30
Abdülhamid Han 31
Siyah Pelerinli Adam 32
24-Hesaplaşma 33
Tarihte Yobaz Ve Yobazlık 34
Türkiye Ve Komünizm 35
25-Esselam 36
26-Dünya Bir İnkılap Bekliyor 37
Yolumuz, Halimiz, Çaremiz 38
Ruh Muvazenesi 39
Her Cephesiyle Komünizm 40
27-Hac 41
28-Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar 42
29-Türkiye'nin Manzarası 43
30-Çerçeve - 1 44
31-Nur Harmanı 45
32-İman ve İslam Atlası 46
33-Müdafaalarım 47
34-Veliler Ordusundan 333 (Halkadan Pırıltılar) 48
35-Benim Gözümde Menderes 49
36-İdeolocya Örgüsü 50
37-Mümin Kafir 51
Vecdimin Penceresinden 52
Bir Pırıltı Binbir Işık 53
38-Senaryo Romanlarım: Sen Bana Ölümü Yedirdin 54
Deprem (Çile) 55
Katibim 56
Villa Semer 57
Vatan Şairi Namık Kemal 58
Canım İstanbul 59
Ufuk Çizgisi 60
Son Tövbe 61
En Kötü Patron 62
39-Çöle İnen Nur 63
40-Son Devrin Din Mazlumları 64
41-Öfke ve Hiciv 65
42-Sabır Taşı 66
Ahşap Konak 67
43-Ulu Hakan II. Abdülhamid Han 68
44-Başbuğ Velilerden 33 (Altun Halka) 69
45-Çerçeve - 2 70
46-Konuşmalar 71
47-Rabıta-i Şerife 72
48-Doğru Yolun Sapık Kolları 73
49-Başmakalelerim - 1 74
50-Tasavvuf Bahçeleri 75
51-Çerçeve - 3 76
52-Namık Kemal 77
53-Hücum ve Polemik 78
54-Rapor - 1 79
Rapor - 2 80
Rapor - 3 81
55-Rapor - 4 82
Rapor - 5 83
Rapor - 6 84
56-Rapor - 7 85
Rapor - 8 86
Rapor - 9 87
57-Rapor - 10 88
Rapor - 11 89
Rapor - 12 90
Rapor - 13 91
58-Yeniçeri 92
59-Reşahat 93
60-Başmakalelerim - 2 94
61-Mektubat 95
62-Başmakalelerim - 3 96
63-Çerçeve - 4 97
64-Gönül Nimetleri 98
65-Edebiyat Mahkemeleri 99
Doğu Edebiyatı 100
Dil Raporları 101
66-Çerçeve - 5 102
67-Hadiselerin Muhasebesi-1 103

_________________
Hayat Senle Sınırlıdır...
Sen İse Sınırsız...

http://img220.imageshack.us/img220/9849/mniyord3.jpg
Başa dön Çevrimdışı
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #6
YazarMesaj
niyo
 papatyaMüdavim
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 02.10.2006
Üye No: 19
Mesaj: 2302
Konu: 188
Şehir: Söylemem


 
Tarih: Sal Şub 06, 2007 1:26 pm | Açıklama:   Necif Fazıl Kısakürek-Bekleyen
Alıntıyla Cevap Gönder

Sen, kaçan ürkek ceylânsın dağda,
Ben, peşine düşmüş bir canavarım!
İstersen dünyayı çağır imdada;
Sen varsın dünyada, bir de ben varım!

Seni korkutacak geçtiğin yollar,
Arkandan gelecek hep ayak sesim.
Sarıp vücudunu belirsiz kollar,
Enseni yakacak ateş nefesim.

Kimsesiz odanda kış geceleri,
İçin ürperdiği demler beni an!
De ki: Odur sarsan pencereleri,
De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran!

Göğsümden havaya kattığım zehir,
Solduracak bir gül gibi ömrünü,
Kaçıp dolaşsan da sen, şehir şehir,
Bana kalacaksın yine son günü.

Ölürsün... Kapanır yollar geriye;
Ben mezarla sırdaş olur, beklerim.
Varılmaz hayale işaret diye,
Toprağında bir taş olur, beklerim...

_________________
Hayat Senle Sınırlıdır...
Sen İse Sınırsız...

http://img220.imageshack.us/img220/9849/mniyord3.jpg
Başa dön Çevrimdışı
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #7
YazarMesaj
niyo
 papatyaMüdavim
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 02.10.2006
Üye No: 19
Mesaj: 2302
Konu: 188
Şehir: Söylemem


 
Tarih: Sal Şub 06, 2007 1:28 pm | Açıklama:   Necip Fazıl Kısakürek-Bu Yağmur
Alıntıyla Cevap Gönder

Bu yağmur, bu yağmur, bu kıldan ince,
Nefesten yumuşak, yağan bu yağmur.
Bu yağmur, bu yağmur, bir gün dinince,
Aynalar yüzümü tanımaz olur.

Bu yağmur, kanımı boğan bir iplik,
Tenimde acısız yatan bir bıçak.
Bu yağmur, yerde taş ve bende kemik,
Dayandıkça çisil çisil yağacak.

Bu yağmur, delilik vehminden üstün,
Karanlık, kovulmaz düşüncelerden.
Cinlerin beynimde yaptığı düğün,
Sulardan, seslerden ve gecelerden...

_________________
Hayat Senle Sınırlıdır...
Sen İse Sınırsız...

http://img220.imageshack.us/img220/9849/mniyord3.jpg
Başa dön Çevrimdışı
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #8
YazarMesaj
niyo
 papatyaMüdavim
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 02.10.2006
Üye No: 19
Mesaj: 2302
Konu: 188
Şehir: Söylemem


 
Tarih: Sal Şub 06, 2007 1:30 pm | Açıklama:   Necip Fazıl Kısakürek-Dayan Kalbim
Alıntıyla Cevap Gönder

Seni dağladılar, değil mi kalbim,
Her yanın, içi su dolu kabarcık.
Bulunmaz bu halden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.

Sensin gökten gelen oklara hedef;
Oyası ateşle işlenen gergef.
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!

_________________
Hayat Senle Sınırlıdır...
Sen İse Sınırsız...

http://img220.imageshack.us/img220/9849/mniyord3.jpg
Başa dön Çevrimdışı
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #9
YazarMesaj
niyo
 papatyaMüdavim
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 02.10.2006
Üye No: 19
Mesaj: 2302
Konu: 188
Şehir: Söylemem


 
Tarih: Sal Şub 06, 2007 1:40 pm | Açıklama:   Necif Fazıl Kısakürek-Moskof'dan
Alıntıyla Cevap Gönder


ALTUN ORDU
"Altun Ordu" veya "Altun Orda", Türk'ün İslâmiyeti kabûlünden sonra teşkilâtlandırdığı, yolu ve gayesi belirli ideal ordularından biridir ve devletine de aynı ismi vermiştir.
1237 - 1238 Batı seferi neticesinde Batu Han, Aşağı İdil boyunda Altun Ordu devletini kurdu ve büyük hamlesi olarak, Ortodoks Rusyayı bir baştan öbür başa çiğnedi. Artık bütün Knezlikler onun hâkimiyeti altında birer tebaacık... Batu Han Knezlik sistemini değiştirmedi ve onları Altun Ordu'ya bağlı hizmetkârlar halinde tuttu. Başta Moskova Büyük Knezliği olmak üzere Ruslar 14. Asır sonlarına kadar Türk ve Moğol boyunduruğu altında kaldılar ve nihayet Timurlenk'in Altun Ordu'yu yıkması ve Moskova Knezliğini öbür parçaları ile birleştirici şekilde ihya etmesi üzerine istiklâl ve bütünlüklerine kavuştular. Aynı Asrın ortalarına doğru da din bakımından Bizans'ı bırakıp Ortodoksluğun merkezini Moskova'ya aldılar.

TİMURLENK

Timurlenk, koyu zalimliğine rağmen daima müslüman kalmış ve İslâm dâvasını gütmüş olan yüce imparator, en büyük tarihî suçunu, Yıldırım Bayezid'in şahsında genç Osmanlı devletini tökezletmekte değil, Moskof'a hayat sahası açmakta ve onun bir gün İslâmlığa nasıl musallat olacağını kestiremeden bütünleşmesini kolaylaştırmakta göstermiştir.
Timur'un, Osmanlı ülkesine olduğu gibi Altun Ordu'ya karşı da yıkıcı hareketi, sırf istirkap ve İslâm temsilciliğini nefsine hasretme duygusiyledir. Fakat Yıldırım Bayezid'e gösterdiği yumuşaklık ve anlaşma tavrı ve buna mukabil gördüğü sertlik ve hakaret edasına karşı bir dereceye kadar mazur olan Timur, Altun Ordu mevzuunda sultânî nefsinin hiçbir rakip kabûl etmemesinden başka bir dayanağa sahip değildir. Moskova Büyük Knezliğini Rus birliğinin merkezi haline getirmeye sebep olurken de, salîbe hizmet etmek şuuru yerine, rakip ellerden kurtardığı düşmüşe yardım gururu içindedir. Öyle bir düşmüş ki, o günkü şartlara göre, ne kadar kalkınsa yine ayağa kalkabilmesine ve salîp dâvasını hilâle karşı saldırıya geçirebilmesine imkân yoktur. Zira Timurlenk, şiddetli müslüman, fakat kılıcından başka hiçbir keskin idraki olmayan, kör nefsaniyetli öyle bir hükümdardır ki, yarının keşfine ait en küçük harfi bile heceleyebilmekten âciz ve yıktığının Müslüman, yaptığının ise Hristiyan olduğu muhasebesine bağlı bir sezişten mahrumdur. İlâhî takdir, Timur'a, Haçlı seferlerinden sonra, İslâm dâvasını Bizans ve Cenubî Rusya üzerinden Batıya yöneltme şuurunu vermemiş, onu Doğu Çemberi içinde hapsetmiş ve Hristiyanlık âlemini gözüne pek küçük göstererek, bütün emelini, tek başına efendisi olmak gayretini güttüğü Şark'a bağlamıştır.
Fatih Sultan Mehmed'in İstanbulu fethinden yarım asır kadar evvel, Çin seferine hazırlanırken ölen Timurlenk, Rus'a Rusya'yı açmakla, Peygamber methinin hedef tuttuğu ve Moskof'un din devşirdiği diyarı fetheden "Osmanlı" isimli yeni İslâm - Türk İmparatorluğuna ne büyük bir belâ musallat ettiğinden gafildir. Onun bu özürsüz gaflet suçu da bağışlanabilir soydan değildir. Hem büyük Müslüman, hem de bilmeden salîbe yardımcı... İlâhî takdir...


TEZİMİZ

Bizim birkaç kelime içinde hulâsalandırılabilecek ve bütün eserimiz boyunca ispatlandırılacak bir tezimiz var:
Bugünkü, bütün insanlığın başına belâ Rusya'nın meydana gelmesinde iki Müslüman ve asılları Türk başbuğ tanıyoruz. Bunlardan biri Moskofluğun temel atmasına vesile olmuş, öbürü de, Rusya'ya Büyük Rusya olmak şuuru gelir gelmez bu şuurun liderini eline geçirmişken bırakmak suretiyle son merhaledeki Rus oluşunu sağlamış ve böylece, dolayısiyle ve yine bilmeyerek tarihimizin en korkunç suçlamasına müstahak olmuştur.
Bunlardan biri 14. Asır sonlarında Timurlenk, öbürü de 18. Asır başlarında Prut ordusu serdarı Baltacı Mehmed Paşadır.
Ruslar, bugünkü oluşlarına kadar kendilerine vücut veren saiklerin iki ana remzi halinde, Moskova'nın göbeğine Timurlenk ile Baltacı Mehmed Paşanın heykellerini dikseler yerinde olur…

_________________
Hayat Senle Sınırlıdır...
Sen İse Sınırsız...

http://img220.imageshack.us/img220/9849/mniyord3.jpg
Başa dön Çevrimdışı
Tek Mesaj Gösterimi Tek Mesaj Gösterimi • Mesaj: #10
YazarMesaj
niyo
 papatyaMüdavim
Gizlenmiş Avatar


[Üye Notları]

Kayıt: 02.10.2006
Üye No: 19
Mesaj: 2302
Konu: 188
Şehir: Söylemem


 
Tarih: Cmt Şub 10, 2007 2:11 pm | Açıklama:   Necip Fazıl Kısakürek-Hep Bu Ayak Sesleri
Alıntıyla Cevap Gönder

Hep bu ayak sesleri, hep bu ayak sesleri,
Dolaşıyor dışarda, gün batışından beri,
Bu sesler dokunuyor en ağrıyan yerime,
Bir eski çıban gibi işliyor içerime,
Ey şimdi kara haber gibi bana yaklaşan,
Sonra saadet olup yanımdan uzaklaşan,
Sesler, ayak sesleri kesilmez çıtırdılar!
Bana gelen müjdeyi galiba caydırdılar,
Böyle adım atarlar, ayrılanlar eşinden,
Böyle yürür, gidenler, bir tabutun peşinden,
Kimsesiz gecelerim, bu kesik sesle doldu,
Artık, atan kalbimde bir ayak sesi oldu
Bir gün, sönük göğsüme düştüğü vakit başım
Benden ayrılıyormuş gibi bir can yoldaşım,
Gittikçe uzaklaşan bu sesi duya duya,
Yavaşça dalacağım, o kalkılmaz uykuya

_________________
Hayat Senle Sınırlıdır...
Sen İse Sınırsız...

http://img220.imageshack.us/img220/9849/mniyord3.jpg
Başa dön Çevrimdışı
İletileri göster:   
1. sayfa (Toplam 2 sayfa) [Toplam 11 mesaj] | Sayfa: 12»


Benzer Başlıklar
Konu Yazar Forum Cevap Son İleti
Yeni ileti yok Necip Fazıl Kısakürek - Hayatı niyo Necip Fazıl Kısakürek 0 Pts Oca 22, 2007 1:33 pm
niyo Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok Eserleri alper1071 Nazım Hikmet Ran 41 Pzr Arl 31, 2006 3:08 pm
alper1071 Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok Fazıl Say eczserkan Videolar 6 Cum May 25, 2007 2:14 pm
..GöLgE.. Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok Fazıl Hüsnü Dağlarca toprağa verildi SaLTuK Türkiye Gündemi 2 Çar Ekm 22, 2008 8:33 am
..GöLgE.. Son gönderilen iletiler
Bu konu kilitlenmiştir; cevap yazamaz, iletileri değiştiremezsiniz ''K'' Harfi İle Başlayan Eserleri
Yılmaz Erdoğan
Kinyas Yılmaz Erdoğan 4 Cmt Arl 15, 2007 2:46 pm
Sch` Son gönderilen iletiler

Pano » Melankoli Özel Bölüm » Yazarlar / Şairler » Necip Fazıl Kısakürek

Aranacak kelime:
Forum Seçin: