|
| 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Toplam 6 mesaj] |
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
|
|
Cerrahpaşalı
|
Tarih: Pzr Arl 30, 2007 3:03 am | Açıklama: Akgün Akova |
Sevdiğim Kadın Adları Gibi: 16 - Işık
kimin elini tuttuysan
gökkuşağının altından geçti..
Sevdiğim Kadın Adları Gibi: 17, Duygu
seni kimse anlamıyor Duygu
yıkandığın su, yürüdüğün yol, omuzunda gezinen melek
şemsiyende sayı saymayı öğrenen yağmur
sarmaşık gibi yüzüne sarılan ayna
seni kimse anlamıyor Duygu
binicisiz atlar, yeleli gece, elini altına soktuğun yastık
hep başkalarının sevdiği şarkıları çalan radyolar
kırmızı şarap gibi alnında gezinen ateş
seni kimse anlamıyor Duygu
denizdeki şişe, şişedeki mektup, mektuptaki söz
tuttuğun günlüğe düşen gölge
kuruttuğun çiçeklerden uçup giden koku
seni kimse anlamıyor Duygu
kırılan bardak, taşan süt, eteğine sıçrayan çamur
yorgunlukta başını dayadığın omuz
rüzgarın getirip pencerenin önüne bıraktığı kuştüyü
seni kimse anlamıyor Duygu
yıldırım aşkları, boşanma davaları, evine dönen yolcu
aşkını Portofino mu Mortofino mu, neyse işte öyle
bir yerlerde bulduğunu şarkısında anlatan adam
ve mırıldanan
yalnızca mırıldanan kalabalıklar kentin iç organlarında
seni kimse anlamıyor Duygu
yaşını başını aldığı halde neden teyze olmadığını kimsenin
bilmediği Güzin Abla
bilginin kurutulacak bir çamaşır olduğunu sanan okul
bir terliksi hayvan olduğunu
ve tek hücreli canlılar gibi bölünerek çoğaldığını düşünen devlet
seni kimse anlamıyor Duygu
ayın arkada kalan karanlık yüzü
aşkın sana bakan yaralı yüzü
ve kayarlarken dilek tuttuğun yıldızlar..
“Birisi çıkıp
yalnızca
beni ben
olduğum için
sevsin
Tanrım!
Ama
geç olmadan,
olur mu? ” |
|
_________________ " Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim.. "
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
|
|
Cerrahpaşalı
|
Tarih: Pzr Arl 30, 2007 3:07 am | Açıklama: Akgün Akova |
Saatli Bomba
akreple yelkovan
ve altında ilk aşkımı çalıntı güllerle beklediğim saat kulesi
orda durun orda durun ve koklayın havasını anıların
saat onarırdım
evet ya, saat onarırdım tik tak sesleriyle çok
arka kapaklarını açınca ufukta zaman kaleleri
saatler kurardım
saatler kurardım kediler için mart ayına ayarlı
dua saatleri bozuk melekler gelirdi dükkanıma
ve azraildi en iyi müşterim
bir onarım karşılığı ondan aldım yüzümdeki yara izini
ağzına şiirlerimi park ettiğim
ve bir masa saati için masa üstünde gebe kalan
o mor saçlı kadına
o karadula çizdirttim ölümcül olanını
sonra şarkılar dinledim
şarkılar dinledim dinamitlenmiş köprülerle ilgili
kedilerle köpeklerin
ibnelerle sevicilerin
kadınlarla erkeklerin yıktığı köprülerle ilgili
zilbahçem, ağzımın saatli bombası ve zamanı onaran ellerim
havaya uçuracağım bu eski püskü şehirde
en zoru kokusuna alışmak yeni bir kadının..
Sen Varsın Yetiyorsun Palyaço Olmaya
yeri geldi söylüyorum kan grubum A Özlem pozitif
doktorlar hemşireler şaşırmasın
sivrisinekler şaşırmasın
ben hayatta bir kez şaşırdım günümü, seninle uyanınca ilk
düşlerimi dağa kaldırdın, kanıma işledin, yangın çıkardın
n'apalım senin huyun da böyle
onca bok çuvalının yanında ipekböceği olmak
ilkyardım çantası olmak, dalgakıran olmak
senden önce turnayı gözünden vurmak kim
kıvırcık saç sokağı kim
ben konserve kutularıyla, kuru ekmekle,
bozuk paralarla büyüdüm
büyüdüm adam olmadım ben oldum
iyi ki ben olmuşum yahu aferin bana
çok şeyde gözüm yok, kalabalık öpüyorsun yetiyor
ilk öpüşmemizde yoksulduk, birkaç kişiydik
sen
ben
elimizde birer tane dondurma
çekingenliği de ekle virgülden sonra, küpelerini de
topu topu bu kadardık
şimdi azdık mı, hoppa şina şina nay şina nay nay
şina nay yavrum şina nay nay
sonra mavi dönemi Picasso'nun
bir cigara içimi
sabahçı kahveleri sonra
dut ağaçları
onlarda gözüm yok, beni anlıyorsun yetiyor
bir takım elbise gibi bakmama peşindeyiz dünyaya
ütülü pantalon, temiz gömlek, ceket kravat toplamı olarak
yaşamama peşindeyiz
yeri geldi söylüyorum
çok şeyde gözüm yok, sen varsın yetiyorsun palyaço olmaya
elimizden geleni yapalım güzelim, bütün insanlar gülsün
Afrikalı çocuklar, hamallar, kötü kadınlar
hapistekiler
üzgün yüzlüler gülsün
yeri gelmişken
palyaçolara en içten selamlar sevgiler.. |
|
_________________ " Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim.. "
|
|
|
 |
|
|
|
|
Cerrahpaşalı
|
Tarih: Pzr Arl 30, 2007 3:08 am | Açıklama: Akgün Akova |
Seni Aralardım
seni aralardım sevdan olarak
bayılası sevinç düşse düşer kirpiğinin yanına
güne geçerdik çalakalem, samanyolun, küpelerin
sevişmek büyük harfle, için öyle giderdi
bakardım da ıtır kokusu, birkaç püskül onlar da öyle
söylesem mi iniltin, sonra saç tokan
çıkardık kapağına istek dolu bir kitabın, bir başağın
fildişi tarağınla, perçeminle, dudak izinle
geçerdi altından kırçıllı düşlerin benimle dolu
adını arıyorum
anımsamıyorum
seni aralıyorum bir kadına bakarak..
Sevdan Karanlığa Yaylım Ateşte
üç-beş yıldızkaydı nöbeti on nisan
sevdan karanlığa yaylım ateşte
salyangoz saat tosbağa takvim
ve gece dünyaya saplı kara kırık cam parçası
kadınımsın uzaktasın beklersin çobanyıldızını
yağmur siparişlerin pazar gününe gelir
bulut mağazaları kapalı
dökersin tüylerini göğüyaz
inersin merdivenini kaygan
kadınımsın kökü ay ışığında büyüyen özgürlük
duygum gibi
kokulu padişah mührü gibi siyam balığı gibi
beni sorarsan sevdiğim
gözümü hamamböceklerine diktim
nükleer savaşta kavrulacakken homo sapiens türü
parçalanacakken onca beyinle yürek
böcek toplumunun sağ kalacak olması
manzara
onların canı can da bizimki radyasyonlu patlıcan
akıl olsa insanda iğne deliğinden geçecek kadar
övündüğü kadar farklı olsa hayvandan
yazılmazdı tarihi kinle kanla
ve olmazdı çocukların oyuncağı kurşun askerler
yirmiüçonbeş otobüsü Van-İstanbul iki haziran
sevdan karanlığa yaylım ateşte
karagöz şoför hacıvat muavin
ve gece kömür tozu yutturulmuş kör kuğu
gökyumağım çaydaçıram kadınım
dönüyorum sana kana bulamadan elimi
dönüyorum dişlemek için memelerini
dönüyorum işte Yavuz Sultan Selim'e inat
" .. seferden vazgeçip İstanbul'a dönmek isteyen
durmasın dönsün
karılarının sıcak koynuna
beni sevenlerse bre
sürsün atını mertçe peşimden.. "
dönüyorum
yağlı ipi tüysüz şehzadelerin boynuna dolamak mertlikse
mertlikse Lale Devri Yedikule Zindanı jurnalciler sürüsü
mertlikse darağaçları
dönüyorum
'boş ol' diyerek kadınları tuz buz etmek mertlikse
mertlikse bindirmek halkın sırtına vergiyi
oturak alemlerinde boşaldıkça hazine
mertlikse baştan sona Osmanlı tarihi
dönüyorum
dönüyorum
genelevden çıkmış gelin acelesiyle
kadınım kısa dalga cızırtım
sevdan karanlığa yaylım ateşte.. |
|
_________________ " Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim.. "
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
| 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Toplam 6 mesaj] |
|
|
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|