|
| 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Toplam 3 mesaj] |
|
|
|
|
|
Cerrahpaşalı
|
Tarih: Pzr Arl 30, 2007 3:13 am | Açıklama: Akgün Akova |
Yağmur Bizi İzliyor Sevgilim, Yalnızca Biz
Anılarını Yerlerden Toplayanlar Derneği’nden dönüyorum
Bir yanıp bir sönüyorum
Yağmur bizi izliyor sevgilim, yalnızca biz
Yalnızca biz geçmişi yaktık, yalnızca biz
Bir şemsiyeye çarpıp batan bir teknedeydik, eğildik
Eğildik ve iplerini çözdük
Sonsuz ipli uçurtma şenliğine dönüştü birlikteliğimiz
Yağmur bizi izliyor sevgilim, yalnızca biz
Ağzımız sürükleyip götürüyor çalar saatleri
En tehlikeli odalarındayız otellerin
Anılarını Yerlerden Toplayanlar Derneği’nden dönüyorum
Bir yanıp bir sönüyorum
Yağmur bizi izliyor sevgilim, yalnızca biz
Yalnızca biz bayrakları yaktık, yalnızca biz
Gözyaşı şişelerine çarpıp kırılan bir ülkedeydik, sevdik
Sevildik ve kire pasa direndik
Yeniden sevdalanıyorum sana bunca kaçak günlerden sonra
Yağmur bizi izliyor sevgilim
Bir bardak yeryüzünde yeniden fırtına..
Yalnızca Kanatlarına Güven
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibi
bir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız
sevgilim
yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda
sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman
yürüdüğümüz yollar daralırken
çökerken altımızdaki merdivenler
sevgilim
yalnızca kanatlarına güven
sevdalılar bilir
bir kuş yağmurudur ilkbahar
sevmeyi beceremeyenlerin koyduğu yasaklar
çözülüp gider çocuk gölgelerinde yazın
ve ağzımızın içinde dağılır aşk
sapsarı bir şeker gibi erirken sonbahar
bitmeyen bir kıştan söz açılırsa sevgilim
sevgilim
yalnızca kanatlarına güven
elimi uzattığımda sana gemileri göstermek için
dümende kan kokusuyla bayılmış bir kaptan
ateşin yüreğine sürüklenen bir ülke ufukta
ve çekirge sürüleri yolcu bavullarından çıkan
sevgilim
dökülürken tüyleri
savaş uçaklarına çarpan güvercinlerin
her gün değişen atlasların içinde tara saçlarını
ve yalnızca kanatlarına güven
götürürlerse bir gün beni ellerim iplerle bağlı
şiirlerimin bilmediği yerlere ve hiç kimsenin
alnımdan fırlayacak göçmen bir kuş gibi dur
dünyanın paslanmış sırtında
ve bensizliğe havalanırken
korkma sevgilim
sevgilim
yalnızca kanatlarına güven.. |
|
_________________ " Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim.. "
|
|
|
 |
|
|
|
|
Cerrahpaşalı
|
Tarih: Pzr Arl 30, 2007 3:14 am | Açıklama: Akgün Akova |
Yankı
yokluyorum, aklınız zzzt zzzt beş karış havada
bir kulağınızdan kürdilihicazkar giriyor
zenci şarkıları çıkıyor öbüründen, acılı
hüznü nedendir o şarkıların ilerde öğreneceksiniz
şimdi sevinciniz çalçene, gençsiniz çok
siz genç olunca elbet aşk da genç
gün ışığı da genç ücyüzbin kilometre bölü saniye
taşbebeğiniz dolaba kilitlenmemiş, o da genç
ben yaşlandım unutuyorum
içlerinde çiçek adları olan şiirleri koparmayın
demiş miydim size..
Yasemin
çimenlerin içinde bekledim seni sırtı dikenli bir böcek gibi
orkidelerin arasında, kara nanelerin, fesleğenlerin,
kardelenlerin köklerinde
ve yapraklarında
arıların ayak izlerini taşıyan gelinciklerin
sonra Yasemin, güzelim senin son yaprağın aşktı
aşktı aralık kapılara anlattığın
çıkıp gitmelerin aşktı
aşktı dönüp gelmelerin
sonra Yasemin güzelim
likenli kayaların üzerine adını yazdım
ve okuma yazma öğrettim kertenkelelere
sersem gibiydiler, yeni uyanmışlardı kış uykularından
sarı saçlarından söz edince onlara,
ilkbahardan dayak yedim
çünkü hem annen hem de babandı ilkbahar
allahtan arkadaşım yaz vardı, çok yakındaydı
geldi beni kurtardı
yaşadığın bütüne vleri gezdim bir bir o yaz,
ebene teşekkür ettim doğduğun evin bahçesinde
'bir zeytin dalına benziyordu elime aldığımda
sonra birden bir çiçeğe dönüşüverdi'
dedi ve sordu;
'yeniden zeytin dalı mı oldu yoksa? '
sonra Yasemin güzelim
taşbebeğine yeni elbiseler giydirdim
ahşabını kokladım merdivenlerinde bakıştığımız evin
ve bir avuç yem bıraktım havuzun yanına rdıç kuşalrı için
sonra Yasemin, güzelim
kendimi de bıraktım orda
yitirdiğim
ve yitireceğim bütün kadınlar için
sonra Yasemin, güzelim, senin son yaprağın aşktı
aşktı uçmak konmak
varmak ve dönmek aşktı
memelerinin arasından
bulutlara tırmanan
bir çocuk olarak duruyor aşk
bugün bile
belleğimde.. |
|
_________________ " Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim.. "
|
|
|
 |
|
|
|
|
Cerrahpaşalı
|
Tarih: Pzr Arl 30, 2007 3:16 am | Açıklama: Akgün Akova |
Yanlış Anlaşılmasın
bu şiirde soyunabilirsiniz
geceler boyu, yangın gibi gündüzler boyu
öyle ayıp ayıp bakmayın canım
şunun şurasında yelkenler fora olacak
ne gerek var telaşa
ne var utanacak, bu kadar sıkılacak
kötü bir şey değil ki söylediğim
hem bu fırsat bir daha zor geçer elinize
dört dönseniz bulamazsınız alın yazınızı
sonra bir düşünsenize
size hiç şiir veren oldu mu soyunasınız diye
benim gibi delifişek söz eden oldu mu
üstelik
mutluluktu bu sabah kutugüzeli odanızda uyanmak
üşenmedim kalktım bir teğet çizdim yeryüzüne
perdeleri çektim demiryoluna bak şu kadar
sizi gördüm uyuyordunuz sanki tek başınalığı
sanki kıpır kıpır bir ışığı beyazlıyordunuz
derken kulağınıza küpe olmak geçti içimden
uyandınız
beni gördünüz
gözleriniz ipimin ucunu kaçırdı birden
dilim dolandı bu şiirde soyunabilirsiniz'e
moda soyunmak şimdi desem tutar mıydı nazınız
zaten modayla yatıyor modayla kalkıyor
bugünlerde kadınlar
ama ben ne dedim
bu şiirde soyunabilirsiniz
tam tamına böyle söyledim değil mi
aklınıza geldiyse korkmayın
üşümezsiniz
balık etinize de iyi gelir, havalanırsınız şöyle bir
hem kimsecikler görmez ben hariç
benim yüreğim de ah bir temiz bir temiz
şeytan kulağına kurşun
sormayın hani
ha şöyle
sütyenler fora
siyahına bayıldığım ağ çoraplar
dantelli külotlar
yalnız aman ha dikkat
yanlış anlaşılmasın
bu çağrı gül gibi bayanlara..
( Söz aramızda, ne zaman güzel bir kadın soyunsa,
bir şiiri görür gibi olurum yeryüzünün bu tarafında.
Arınan, saydamlaşan, yorgunluğunu atan,
kımıl kımıl bir şiiri.
Anlarım ki, günün birinde duvarlar terleyecektir,
aralık kapılar, güngörmez pencereler, sırı dökülmüş
boy aynaları.
Ne zaman bir güzel soyunsa, koşar denize bakarım.
Dalgaların bir ırmağa dönüşmesi olur ilk gördüğüm.
Belli ki, yüzyıllardır bu böyledir.. ) |
|
_________________ " Bir bal çanağı olmak isterdim
Çocuklar parmaklarını banardı gözlerime
Kör olurdum ufak elleriyle
'Bugün' diye başlayan bir masal söylerdim
Gülüşürlerdi, gülerdim.. "
|
|
|
 |
|
|
| 1. sayfa (Toplam 1 sayfa) [Toplam 3 mesaj] |
|
|
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|